MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun olan ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2008 gün, 2007/413 esas ve 2008/284 karar sayılı sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak,
Uyap sisteminden yapılan sorgulamada; sanığın yokluğunda verilen hükmün kendisine tebliğ edildiği 29/05/2008 tarihinde, ... E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, bu durumda sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine yapılan 24/06/2008 tarihli eski hale getirme ve temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın, eylemi, yaşı küçük suç arkadaşlarıyla birlikte, gece saat 04.30 sıralarında gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında;
Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, sanığın cezasında 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi ile arttırım yapılması ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde; 5237 sayılı Yasanın 116/4 ve 119/1-c maddeleriyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy