MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Önceden alınan karar ve yapılan işbirliği doğrultusunda suça doğrudan katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39.maddesi uygulanarak cezada indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak ;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2010 gün ve 240/261 sayılı kararında ve aynı yöndeki bir çok kararında bildirildiği üzere;
5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın “Temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlıklı ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 305.maddesinde, kesin ve temyiz olunamaz hükümlere yer verilmiş ve bu suretle verilen hükümlere karşı ancak yazılı emir yoluna gidilebileceği de belirtilmiştir. Maddenin 1. fıkrasında sayılan ve kesin olduğu belirtilen hükümlerin tekerrüre esas olmayacağı maddenin son fıkrasında açıkça düzenlenmiştir.
Bu açıklama ışığında Mahkemece tekerrüre esas alınan ... 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2007 tarih ve 2007/152 Esas, 835 Karar sayılı ilamı ile tehdit suçundan verilen 700 TL para cezasına ilişkin hükmün CMUK 305/1.maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas oluşturmayacağı, dikkate alınmaması,
2-Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile ilgili olarak ise;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında "Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir". denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7.maddesi gereğince "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık ... ile ilgili kısmından 5237 sayılı Yasanın 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin tüm bölümün; sanık ...ile igili kısımdan ise denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin bölümden "1 yıl süre" ile ifadelerinin çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy