MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin 05.03.2008 tarihli kararın ve bu karara karşı sanık tarafından yapılan itiraz üzerine verilen ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.07.2008 tarihli red kararın tebliğ edildiği ancak sanık hakkında verilen 02.10.2007 tarihli asıl mahkumiyet kararının tebliğ edilmediği anlaşıldığından; sanık yönünden yasa yolu süresinin öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı ve bu nedenle temyizin süresinde yapıldığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında zamanaşımı süresince işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
2006/5515 numaralı iddianamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması talep edilmiş olduğundan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarih ve 2012/1431 Esas-2013/18 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere "Sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine denilmiş olması ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesinin "Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz" hükmü uyarınca, tekerrüre esas alınacak ilamın infaz aşamasında belirlenebilecek olması karşısında, tebliğnemede bozma isteyen (1) ve (2) numaralı düşünceler benimsenmemiştir.
Suç saatinin 04:30 sıraları olduğu, güneşin saat 06:18'de doğduğu bu şekilde sanığın eylemini gece vakti işlediğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 143.maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.10.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.