MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi...
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü
I- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık ...'in yokluğunda verilen hükme ilişkin; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca 18/11/2008 tarihinde yapılan tebligat ile hükümden önce yargılama aşamasında 08/08/2003 tarihinde yapılan tebligatta belirtilen adreslerin farklı olması sebebiyle sanığa yapılan ilk tebligatın usulsüz ve yasaya aykırı olduğu, infaz aşamasında yeniden yapılan adres araştırması sonucunda adı geçen sanığa 23/02/2011 tarihinde yapılan tebligat üzerine 25/02/2011 tarihinde yapılan temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında erteleme hükmü değerlendirilirken, “... sanıkların kişiliği, suç işleyiş şekli, geçmiş halleri, suç işleme eğilimleri, haklarında edinilen bilgilere göre cezalarının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyecekleri hususunda mahkemede kanaat oluşmadığından cezalarının ertelenmesine yer olmadığına” karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu nazara alındığında ve sanıkların adli sicil kaydına göre silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçlardan hükümlülükleri bulunduğu, yakınanın zararını gidermedikleri,
belirtilen nedenlerle sanıklar hakkında; hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanıkların, yakınanın kapı ve camlarını kilitleyip yol üzerine park ettiği aracın, sol ön kapısını zorlayıp, açarak, düz kontak yapıp çalmaları şeklindeki eylemlerinin TCK'nın 142/1-b maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde "eşit olarak tahsiline" biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile sanık ...’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümden “sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” tümcesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
UYAP sisteminden alınan sanığa ait nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 26.08.2012 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy