MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Birden fazla kişiyle birlikte işlenen konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşmaya tabi olmadığı gözetilerek, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçu birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, yapılan uygulama 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi ile cezada arttırma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4 maddesi yerine aynı kanunun 116/4. maddesi olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olduğu kabul edildiğinden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Tanık ... hazırlık aşamasında verdiği beyanında; olay günü saat:22.30 sıralarında fırını kontrol etmek için camdan içeriye baktığında, iki şahsın omuzlarına 50 kg'lık iki adet un çuvalını alarak fırının arka kapısından kaçtıklarını gördüğünü, ertesi gün saat:08.00'de polise giderek şikayette bulunduklarını, mahkemede verdiği beyanında ise; saat: 05.00-05.30 sıralarında sanık ...'i fırının içerisinde görüp şüphelendiğini, bir süre sonra dışarıya baktığında sanıkların iki torba unu sırtlanmış şekilde gittiklerini gördüğünü, tanık Muhammet ile birlikte işyerindeki unları saydıklarında eksik olduğunu anlayıp sanıkların kaçtıkları yere baktıklarında un çuvallarını bulduklarını ve saat:08.00 sıralarında polise şikayette bulunduklarını bildirdiği,
Tanık ... hazırlık aşamasında verdiği beyanında; fırının üst katında kaldığını, olay günü saat:22.30 sıralarında sesler duyması üzerine alt kata inip fırının arka kapısından baktığında, iki şahsın omuzlarında iki adet 50 kg'lık un çuvalı ile uzaklaştıklarını, tanık ...'ı da işyeri önünde gördüğünü, mahkemede verdiği beyanında ise; olay anında fırında çalıştığını, unların bulunduğu yerden malzeme almaya gittiğinde karışıklığı fark edip dışarıya baktığında sanıkların un çuvalları ile uzaklaştıklarını gördüğünü, daha sonra sanıkların unları bırakmış olduklarını beyan ettiği,
Yakınan ... mahkemede; olay günü fırında olmadığını, oğlunun fırına hırsız girdiğini ve ...'ın gördüğünü söylediğini ve daha sonra unların kendilerine teslim edildiğini ifade ettiği,
Sanıklar ise mahkemedeki savunmalarında; fırına girip iki adet un çuvalı aldıklarını, 200 metre uzağa taşıdıklarını, fark edilmeleri üzerine çuvalları bırakarak kaçtıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Sanıklar tarafından işlenen, suç teşkil eden haksız fiilin tamamlanıp tamamlanmadığı ve/veya etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağındaki duraksamaların giderilmesi gerekmektedir.
Öncelikle tanıkların kendi beyanları ile yakınan beyanı arasındaki aykırılıklar giderilip, suça konu un çuvallarının ne zaman ve ne şekilde ele geçtiği hususu duraksamaya neden olmayacak şekilde tespit edildikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Mahkumiyetin doğal sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy