Tebliğname No : 6 - 2009/242897
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2009
NUMARASI : 2007/577 (E) ve 2009/506 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2012 gün ve 2012/2-638 Esas-238 Karar sayılı ilamı ışığında, müsaderesine karar verilen aracı haricen tanık A..U..'a satıp araç üzerinde haczi bulunan malen sorumlu M.. İ..'ın 5271 sayılı CMK'nın 237/2.maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-5237 sayılı Yasanın 61. maddesiyle cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki ölçütler dikkate alınacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Bu açıklamalar ışığında bir suçtan dolayı TCY’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurulacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Ayrıca temelceza belirlenirken aynı Yasanın 3. maddesinin birinci fıkrasındaki ” Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki hüküm de gözetilmek zorundadır.
Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçları, işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksirine dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Sanıkların olay günü gece vakti katılan kuruma ait olup yer altında döşeli vaziyetteki faal durumdaki telefon kablolarını keserek hırsızlamaya kalkışmaları ve olay nedeniyle 78.000 TL civarında zarara sebebiyet vermeleri biçiminde gelişen somut olayda, yerinde olmayan gerekçelerle işlenen fiillerine ağırlığıyla orantısız şekilde alt sınırdan ceza tayini,
2-Suçta kullanılan aracın iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla zor alımına karar verilebileceği gözetilmeden, 34 KGN 93 plakalı aracın, hırsızlık suçunda kullanılacağını bildiğine dair delil bulunmayan, bu bağlamda iyi niyetli sayılması gereken araç malikine iadesi yerine, yazılı şekilde zor alımına karar verilmesi,
3-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi gereğince sanıkların hukuki durumları değerlendirilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar T.. T.. ile Murat İnan vekilleri ile sanık İ.. Ö.. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy