MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını ihlal, Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
6217 sayılı Yasanın 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 272/3-a bendi uyarınca, hükmolunan para cezasının miktarı bakımından hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanık ... savunmanının temyiz istemlerinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde :
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Ceza Sorumluluğu bulunan ve mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesine aykırı olarak aynı kanunun 5/1-a maddesindeki danışmanlık tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2- 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesindeki "Çocuklar hakkında hükmedilen; adlî para cezası ile hapis cezasından çevrilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu cezalar hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanıklar hakkında para cezasının yerine getirilmemesi sebebiyle hapse çevirme kararı verilemeyeceği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Yargılama masrafının 6183 sayılı Kanunun 106. maddesinde belirlenen 20 TL’den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince Hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-a maddesi uyarınca 1 ay süre ile sanığın bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda sanığa da eğitim ve gelişimi ile ilgili sorunların çözümünde yol göstermek hususunda 1 AY SÜRE İLE DANIŞMANLIK TEDBİRİ UYGULANMASINA” cümlesinin, TCK.nın 50/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan; “ödenmeyen kısmın hapse çevrileceği” cümlesi ile yargılama giderlerine ilişkin bölümün, karardan çıkartılıp, yerine “5275 sayılı Kanu'nun 106/11. maddesi gereği ödenmeyen para cezasının tahsili için, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü hakkında kanun hükümleri gereği, mahallin en büyük mal memurluğuna gönderilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCY.nın 116/2-4 ve 31/2.maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 4 yıllık asli zamanaşımının karar tarihi olan 21.4.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ve bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.