MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-İş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5.maddesi uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbir uygulanmış olması nedeniyle mala zarar verme suçu yönünden hükmolunan adli para cezasının da temyizi olanaklı olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4, 31/3; 151/1, 31/3. maddelerindeki suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2.maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının karar tarihi olan 16.05.2008 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ve bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
İddianamenin sanığa tebliğ edilip, zorunlu savunmanı eşliğinde iddianame doğrultusunda savunmasını yapmış olduğu anlaşıldığından; tebliğnamedeki bozma isteyen (1) no'lu düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 2. maddesinin, “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz” hükmünü içerdiği, yaşı küçük sanıklar hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin aynı Yasanın 31. maddesinde açık olarak belirtildiği, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin ne olduğunu gösteren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinde de “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmü karşısında; sanık hakkında uygulama koşulları bulunmadığı halde, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,hüküm fıkrasından “Sanık hakkında danışmanlık ve eğitim tedbiri uygulanmasına” ilişkin bölümlerin çıkarılarak, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy