MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Somut olayda sanığın, mağdure ...'nın boynundaki altın kolyeyi çekmek suretiyle aldığı, mağdurenin çevreden yardım istemesi üzerine mağdur ...'un sanığı kovaladığı, bu esnada altın kolye üzerinde olan sanığın mağdur ...'a “Üzerime gelme!” diyerek bıçak çektiği, daha sonra takibi bırakmayan mağdurun sanığı sopayla etkisiz hale getirerek yakaladığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 149/1-a. maddesine uyduğu gözetildikten sonra, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanığın yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a, 62, 53. maddelerine karşılık 765 sayılı TCK'nın 497/1, 59. maddelerine uyan eylemleri nedeniyle denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması ve yağma eyleminin tamamlandığının kabul edilmesi gerektiği halde; eylemin eksik kalkışmada kaldığı kabul edilerek 765 sayılı Yasanın 497/1, 61, 59. maddeleri ve 5237 sayılı Yasanın 106/2-a, 62; 142/2-b, 35, 62. maddeleriyle mukayese yapılması; karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TC. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerine ilişkin” bölüm çıkartılarak yerine “Bu dava nedeni ile, sanığın yargılama gideri olarak sarfına neden olduğu 21,05 TL mahkeme masrafının sanıktan tahsiline” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy