MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, suç örgütü kurup yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, suç örgütüne yardım etmek, sahtecilik, tehdit
HÜKÜM : Beraat-Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... hakkında hükmolunan cezaların süresine göre ve sanıklar ... ve ... hakkında hükmolunan cezalar yönünden ise, süresinden sonra yapılan sanık ... ile adları geçen sanıklar savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I-) Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurup yönetme ve yakınan ...’e yönelik yağma; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçlarından kurulan mahkumiyet ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak; sanık ... hakkında (iddianamede 4. eylem olarak anlatılan) yakınan ...'e yönelik alacağın tahsili amacıyla tehdit ve yağma; sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... hakkında yağma suçu yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Suça konu 15.000 TL tutarındaki senedin sanık ...’in evinde yapılan aramada ele geçtiği ve isteğe bağlı iade koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında; yakınan ...'in verdiği 20.09.2011 tarihli dilekçede sanık ...’un zararını giderdiğini ve şikayetinin bulunmadığını beyan etmesine göre, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması biçiminde tebliğnamede bozma isteyen düşünce benimsenmemiş, adli sicil kaydına göre, Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/2091-421 esas ve karar sayılı ilamı ile hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, ilamın infaz edilip edilmediği, yerine getirilmiş ise tarihi araştırılıp denetime olanak sağlaması bakımından da kesinleşme ve infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneği dosyaya getirtildikten sonra, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesinin koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma eyleminin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, işyerinde ve var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (f) bentleri ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği,
Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca, cezaların doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ..., ... ve ...’in temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanının ayrıca duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, sanık ... hakkında yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin kısmen tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-) Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça konu olan ve sahte olarak düzenlenen Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Lisans diploması ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Milli İstihbarat Teşkilatı kimlik kartının dosyada delil olarak saklanılması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, ... adına düzenlenmiş sahte MİT kimliği ile sahte diplomanın TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine ilişkin bölümden “müsaderesine” sözcüğünün çıkarılması yerine, “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-) Sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet ile sanık ... hakkında yakınan ...’e yönelik tehdit; sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etmek suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, yağma suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) a-) Oluş ve dosya içeriği, yakınan ve sanıkların anlatımları ile telefon görüşme içeriklerine göre, polis memuru olarak görev yapan sanık ...’ın, suç örgütü yöneticisi olan diğer sanık ... ile birlikte yakınan ...’in yanına gittikleri, sanık ...’ün yakınana hitaben “bak ... de benim yanımda organizede çalışıyor seni aldırırım ve işinden ederim” dediği, sanık ...’ın da bana polis kimliğini gösterdiği, sanık ...’ın, sanık ...’ün talimatıyla iki gün sonra adliyede yakınanın bulunduğu odaya gittiği ve ceketini açıp belindeki silahı eli ile tutarak "kardeş beni ... abi gönderdi parayı ödememişsin, ... abimin istediğini yap ve borcunu öde” dediği, sonrasında da sanık ...’ü bilgilendirdiği, sonraki süreç içerisinde de devamlı arayarak tehditlerde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu ve suçu işlediğinin de kanıtlandığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (h) bentleri;
b-) Sanık ...’in, sanık ...’ün Adliyedeki bir takım iş ve işlemlerini hallettiği, dosya takip ettiği, maddi menfaat sağladığı, yine sanık ...’ün isteği üzerine ... isimli şahıs için sahte lise diploması yaptırdığı, sanık ...’ün yöneticisi olduğu suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin de kanıtlandığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 220/7. bendi uyarınca hükümlülükleri yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi,
2-) Yağma eyleminin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, işyerinde ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a) bendi ile birlikte (c), (d) ve (h) bentlerinin de uygulanması ve aynı yasanın 61. maddesi değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-) 17.01.2012 tarihli oturumda yakınan sanık ... savunmanı Av. ...’ın, “…sanık ... vekili Av. ... tarafıma 2.500 dolar para vermiştir. Dolayısıyla ...'in zararının giderilmesi sağlandı. Öncelikle tüm sanıklar yönünden şikayetimizden vazgeçiyoruz…” şeklindeki beyanı karşısında; savunmanı tarafından beyan edilen paranın verilip verilmediği, verilmiş ise hangi amaçla ve neye karşılık verildiği, yağma suçuna konu zararın giderilip giderilmediği, giderilmiş ise miktar ve tarihi yakınan ...'e sorulup duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCY’nın 168. maddesi tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kısmen tebliğnameye uygun olarak açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereğince sanık ...’ün kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 05.03.2014 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'un katıldığı oturumda, sanık ... savunmanı Av....'ın yüzüne karşı, sanık ... ve savunmanları Av...., Av...., Av.... , Av...., Av....'ın yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy