MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, ihaleye fesat karıştırma, kasten yaralama, tehdit, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, tefecilik, kumar oynatmak, sahtecilik
HÜKÜM: Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... (... oğlu) savunmanları tarafından duruşmalı olarakda temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hazine vekilinin temyizinin sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve muhafaza görevinin kötüye kullanılması, sanık ...oğlu ... hakkında ise tehdit suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıklar ... ve ...oğlu ...’ye atılı ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanıklar hakkındaki beraat hükmünün Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 237/2 maddesi uyarınca Hazinenin katılma talebinin ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanmak ve sanık ...oğlu ... hakkında yakınan ...'a yönelik tehdit suçlarından açılan kamu davalarına, doğrudan zarar görmediği ve görme olasılığı da bulunmadığından ve temyiz hakkı sağlamayacağından, yakınan kurum vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 81/1 ve CMUK’nun 317; sanıklar ... ve ... oğlu ... hakkında hükmolunan cezaların süresine göre savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin ise, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I-) Sanıklar ... ve ....oğlu ...'nün yakınan ...’e, sanıklar ... oğlu ..., ..., ... ve ...'nün yakınan ...'a, sanıklar ...oğlu ..., ... ve ...'nün yakınan ...'e yönelik tehdit; sanık ...'in kumar oynanması için yer ve imkan sağlamak; sanıklar ..., ....oğlu ..., ..., ..., ..., ..., .... oğlu ..., ..., ..., ... hakkında örgüt; sanıklar ... ve ....oğlu ... hakkında tefecilik suçlarından kurulan hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıklar ... ve ....oğlu ... ile yanlarında bulunan 3 kişinin, ......plakalı ....marka araç ile ..... Pazarı civarında yakınan ...’in önünü kestikleri, yanına ...’nün arkayada 2 adamının bindiği, araca biner binmez “sür lan arabayı” dediği ve Ankara yoluna doğru gitmeye başladıkları, araç içeresinde küfürler ederek 2 kere çenesine yumruk vurduğu, sanık ... ve bir adamının da kendi araçları ile takip ettikleri, tenha bir tarlaya götürdükleri, araçtan indirdikleri, yere yatırıp darbettiklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 109/2 ve 109/3-b bendi uyarınca, sanıklar ... ve ....oğlu ... ile yanlarında bulunan 3 kişi hakkında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüş, sanıklar ... ve ....oğlu ...'nün, yakınanlar ... ve ... ve ... ve ...'den faizle para almaları biçimindeki tefecilik suçunun suçtan zarar göreni hazine olup birden fazla kişiye karşı işlenmesi durumunda zincirleme tek suç kabul edilmesi ve sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nın 43. maddesi ile artırım yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde karar verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ..., ....oğlu ..., ... oğlu ..., ..., ..., ..., ...oğlu ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
II-) Sanıklar ... ve ....oğlu ...'nün yakınan ...'e ve sanıklar ..., ... ve ....oğlu ...'nün yakınan ...'ye yönelik tehdit; sanıklar ..., ... ve ...'nun yakınan ...'a yönelik 05.03.2008 tarihli eylemleri ile sanıklar ... ve ... hakkında aynı yakınana yönelik 20.02.2008 ve 27.03.2008 tarihli eylemleri nedeniyle kasten yaralama; sanık ... oğlu ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma; sanıklar ... ve ... hakkında yağma ve sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet ile sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, yakınan ...'a yönelik 05.03.2008 tarihli eylemleri nedeniyle kasten yaralama suçunun sanıklar ..., ... ve ...; suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunun ise sanık ... oğlu ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık ...'e yüklenen yağma eyleminin, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 150/3. maddesine göre, 22.10.2009, 20.01.2010, 27.05.2010, 26.08.2010, 11.11.2010, 31.03.2011 ve 29.07.2011 tarihli oturumlar ile Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği 12.05.2011 ve kısa kararın açıklandığı 16.02.2012 tarihli karar oturumunda da savunmanın hazır bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle aynı Yasanın 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,
2-) Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, emanette kayıtlı suça konu bono aslının duruşmaya getirtilerek incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıklar ... ve ...’nün hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşıması gerektiği, aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiilin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, Türk Ticaret Kanununun 688/6 ve 689/4. maddeleri uyarınca bonoda kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadı ile tanzim tarihinin yazılı bulunmasının zorunlu olduğu, suça konu senedin bono vasfını taşıdığının kabulü mümkün olmadığı cihetle, özel belge niteliğinde bulunduğu gözetilmeden adları geçen sanıklar hakkında yazılı şekilde ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan hüküm kurulması,
3-) Sanık ... oğlu ... hakkında sahtecilik ve yakınan ...'e yönelik tehdit suçlarından hükmedilen hapis cezasını içeren mahkumiyet hükümlerinin, sanığın suç işlemeyeceğine kanaat getirilmesi nedeniyle hükmün açıklanması geri bırakıldığı halde, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün sanığın suç işlemeyeceğine kanaat getirilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
4-) Yakınan ...'ın eşi.... tarafından....İcra Hukuk Mahkemesine 2006/352-608 esas ve karar numarası ile ihaleye konu ev ile ilgili olarak menfi tespit davası açıldığı, Mahkemece verilen istemin süreden reddi kararının temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2007/7958 Esas 2007/10742 Karar sayılı İlamı ile şikayetçiye asıl icra dosyasında tebligat yapılan en son adresinde satış ilanı tebliği yapılmadığı ve bu nedenle de satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz
olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; anılan dava dosyası incelenip gerektiğinde sonucu beklendikten sonra, ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden sanık ...’nün hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
5-) Yakınan ...'ın, 09.09.2009 tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçtiğinin anlaşılmasına göre, 20.02.2008 ve 27.03.2008 tarihli eylemleri nedeniyle kasten yaralama suçundan sanıklar ... ve ... hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
6- a)Oluş ve dosya içeriği ile sanıklara suç atması için bir neden bulunmayan yakınan ...’in anlatımlarına göre; Sanık ...'nün, 11/04/2008 tarihlerinde kumarda 130.000.00.TL kaybeden yakınanı telefonla arayarak parayı ödemesi konusunda ölümle tehdit ettiği, sanıklar ... ve ....oğlu ...’nün sürekli ölümle tehdit etmeleri sonucu yakınanın, hukuki ilişkiye dayanmayan ve hukuka uygun bir zeminde oluşmayan kumar borcu nedeniyle 50.000.00 TL kadar parayı sanıklara ödediğinin;
b) Sanıklar ..., ... ve ....oğlu ...'nün, kumarda 2.000.00.TL kaybeden ve karşılığında açık senet aldıkları yakınan ...’den, bu parayı ödemezse sonunun kötü olacağı ve dağa kaldıracakları tehdidiyle, hukuki ilişkiye dayanmayan ve hukuka uygun bir zeminde oluşmayan kumar borcu nedeniyle, önce 7000.00TL’ye çıkardıkları miktarı düşürüp sonuç olarak yakınandan 2.500.00 TL parayı aldıklarının anlaşılması karşısında; adları geçen sanıkların, anılan yakınanlara yönelik eylemlerinin yağma suçunu oluşturduğu gözetilerek, 5237 sayılı yasanın 149/1-c,f ve g madde ve bentleri uyarınca hükümlülükleri yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi,
7- Sanıklar ... ve ...’in azmettirmeleri üzerine sanık ...’nun, “lan ... sen misin, bana niye küfür ediyorsun, .... abimin sana selamını getirdim” diyerek belinden çıkarttığı bıçağı yakınan ...’ın karnına doğru sallaması biçimindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 86.maddesinin 2 ve 3. fıkralarının (e) bendine uyduğu gözetilmeyerek,
Aynı maddenin 1. fıkrası ile temel ceza belirlenmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
8-) Hükümden sonra 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçu için aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırlarının değiştirilmesi, bu suç sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmesi durumunda cezanın yarı oranında artırılmasını öngören 3. fıkranın ise;
“İhaleye fesat karıştırma suçunun:
a) Cebir ve tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi halinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.
b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen haller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde yeniden düzenlenmesi karşısında; TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü nazara alınıp sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Hazine vekili ile sanıklar ..., .... oğlu ..., ..., ..., ... ve .... oğlu ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, ... hakkında mahkumiyet kararı verilen ihaleye fesat karıştırma ile sanıklar ... ve ... hakkında yağma ve sahtecilik suçları açısından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıklar ..., ... ve ....oğlu ...'nün kazanılmış haklarının korunmasına, 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.