MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, yaralama
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yazılı olmayan yargılama gideri miktarının, yerinde eklenebileceği kabul edilmiştir.
Sanığın iddianame içeriğinden de anlaşılacağı üzere, hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla yağma suçunu işlediklerinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 150/1.maddesi yollamasıyla aynı Yasanın TCK'nun 86/1, 87/2-b, 86/3-e, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile haklarında kamu davası açıldığı; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2008 tarih, 2007/119 Esas ve 2008/871 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 149/1-a, 53 ve 86/1, 87/2-b, 87/2.fıkra-1.cümle, 53 maddeleri uyarınca yargılama yapmak üzere görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; alacağın hukuki bir ilişkiye dayanan haklı bir alacak olup olmadığı ve eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu konularda bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Sanığı yağma suçunu işlemek için kullandığı sopanın, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-f maddesinin 4. bendi uyarınca, saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile yapısı itibariyle fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olması özelliğiyle silah olarak kabullü gerektiğinden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1.maddesinin (a) bendinden uygulanma yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, olay günü U. ilinde güneşin yaz saatine göre 06.42' de doğduğu ve mağdurun aşamalardaki ifadesine göre suçun saat 05.00 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi yollamasıyla, aynı Yasanın 149/1-h maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın, katılandan yağmalanan küçükbaş hayvanların bir kısmını soruşturma aşamasında iade ettiği, ancak parasının ise iade edilmediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK 168/4 maddesi uyarınca mağdurun rızası sorulmadan aynı kanunun 168/3-1 cümlesi ile cezasından indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında kurulan hükümlerdeki “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.