MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağmaya kalkışma, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ... ve ...'ın katılan ...’e yönelik gerçekleştirdiği yağma suçu yönüyle duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda diğer suçlar yönünden duruşmasız olarak yapılan incelemede:
I-Sanıklar hakkında katılan ...’a yönelik yağmaya kalkışma ve 6136 sayılı Yasaya aykırılıktan kurulan hükmün temyiz incemelesinde:
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
./..
II-Sanıklar hakkında katılan ...’e yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükmün temyiz incemelesine gelince:
Belli bir olay ile ilgili suç işlediği izlenimini veren ve hakkında herhangi bir araştırma yapılan kişi, şüpheli statüsüne girer. Şüpheli muhakeme hak ve yetkilerine sahiptir.
Yargılanacak her uyuşmazlıkta; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklinde özellikler vardır. O halde önce olay öğrenilmelidir. Yani sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (veya ispat) meselesi maddi mesele olup, bu konu geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmak, yani nasıl meydana geldiğini belirlemektir. Olay belirlendikten sonra, olaya uygulanacak hukuki norm ve bunun olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır. Maddi durumun tespiti, hukuki durumun tespitidir.
Hakim bu güne dayanarak dünü öğrenir. Dün hakkındaki şüphesini deliller sayesinde yener. Şüphenin yenilmesi yerini belirliliğe terk eder.
Delillerin gösterdiği objektif bakımından bir (ihtimal) dir. Buna rağmen ihtimal belli bir dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta aranan belirlilik ortaya çıkar. Her olayda lehe ve aleyhe deliller vardır.
Kanaati meydana getiren delillerin tek tek değerlendirilişi kadar hep birlikte değerlendirilmesi de mümkündür. Deliller bütünlük teşkil ediyorsa, bir bütünün birbiri ile uyuşan ve birbirini tamamlayan parçaları ise, bu hakiki delildir. İspat konusu, gerçeğin bir parçası olan olay hakkında hüküm vermektir.
Gerçekten Hakim geçmişte ne olduğunu ve nasıl olduğunu bilmeye mecburdur, elindeki imkan, bu gündür.
Bu günden maksat da, varlığını duygularımızla öğrendiğimiz şeylerdir. İşte “delil” budur.
CMK.217/2.maddesi gereğince sanığa yüklenen suçun hukuka uygun olarak elde edilmiş, her türlü delille ispatı mümkündür. Mantığa, bilimsel verilere, fizik kurallarına, herkesçe bilinen somut duruma, hayatın olağan akışı içinde gündelik ./..
yaşamda edinilen karine niteliğindeki bilgilere aykırı olması ya da tanığın gerçeği söylemediğinin ortaya çıkması gibi reddi için haklı makul ve kabul edilebilir hukuki gerekçeler gösterilmesi zorunludur.
Delillerin bu günün akılcı anlayışına göre, Hakimin kanaati, ispat edilmesi istenen olayların tahlil ve tetkiki ile lehe ve aleyhe bütün şartları tenkit ve değerlendirmesinin mahsulü olacaktır. İspat edilmesi gereken şüpheli olandır. Soyut olarak delil eşit değerdedir. Suç konusu ve/veya aleti olayın bir parçasıdır, olay yerinde kalan her türlü iz ve eserde belirti delil olup olayı temsil eden dolaylı delildir. Asıl olan bu delilin güvenirliğidir.
Hal böyle olunca soruşturma ve kovuşturmada toplanmış bulunan tüm deliller tartışılıp, sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Somut olaya gelince;
Katılan ... aşamalı anlatımlarda özetle;
Sanıklardan ...'ı 6 yıla yakın süredir tanıdığını kendisi ile birlikte ticari taksi işlettiklerini ailesiyle de yakın ilişki içinde bulunduklarını 06.08.2009 tarihinde araca ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine kendisi ile buluştuğunu, yanlarında diğer sanık ... olduğu halde kendisini Arnavutköy/Sultançiflliği’nde bir gecekonduya götürdüklerini burada ellerini kelepçe ile bağladıklarını, kafasına silah dayayarak üzerini aramaya başladıklarını ve üzerindeki “5.000 tl ile Fulya’da bulunan evinin anahtarını” aldıklarını ayrıca sanık ...’ın kendisine 50.000 dolar daha vermesi gerektiğini, vermediği taktirde burada günlerce soğukta tutacaklarını söylediklerini, iki gün sonra kelepçeleri çözdükten sonra, beraber yaşadığı diğer katılan ...'ın üzerine kayıtlı olduğu iddia edilen Fulya'daki evine götürdüklerini kapıyı açtığında katılan Lusine'den elinde silah olduğu halde para istemeye başladıklarını, bu esnada evde bulunan katılan Lusine'nin kardeşi ile eşini başka bir odaya götürdüklerini, sanıkların para taleplerine olumsuz yanıt veren katılanı tartaklamaya başladıkları, para yoksa evin tapusunu vermesi konusunda tehdit ettiklerini, daha sonra tanıklar Artem ve Olena'yı saat 14.30 sıralarında araçla tanıdıklarına bıraktıklarını, sanık ...'ın 1,5 saat sonra geri geldiğinde üzerinin değişmiş olduğunu fark ettiklerini, elinde bulunan poşetin içindeki hapları göstererek katılan Lusine'ye hitaben “bize evin tapusunu veya parayı getirmez isen sana bu hapları yediririm” şeklinde tehdit ettiğini, saat 20.30 sıralarında polislerin ihbar üzerine olay yerine geldiklerini beyan ettiği anlaşılmış,
./..
Katılan ...'da aşamalı anlatımlarda benzer beyanlarda bulunarak; özetle katılan ... ile beraber yaşadıklarını ikamet ettikleri evi kendisine katılanın aldığını ve tapusunun kendi üzerine olduğunu belirtip olay günü daha önceden tanıdığı sanık ... ile diğer sanığın silah tehdidi ile 50.000 dolar veya üzerindeki evin tapusunu istediklerini verdiği olumsuz yanıt üzerine kendisine vurmaya başladığını ve uyuşturucu madde olduğu tespit edilen hapları yedirmekle tehdit ettiğini beyan etmiştir.
Sanık ... ise aşamalarda istikrarlı anlatımlarında;
Katılan ... ve Lusine'yi daha önceden de tanığını, beraber taksi işlettiklerini 07.08.2009 tarihinde katılan ...'in aracı ile gezmeye başladıklarını daha sonra amcası olan diğer sanık ...'yi de yanlarına alarak ...’de bulunan ...ormanlarına gittiklerini burada bir süre araç içinde alkol aldıklarını ve gezdiklerini bu sırada kendisine katılan ...'in “katılan Lusine’nin üzerine kayıtlı bulunan evi geri almak istediğini ancak alamadığını yaptığı plan gereği silah ile katılanın ikamet ettiği eve beraber giderek kendisine temin ettiği silah ile katılan Lusine'yi korkutup 50.000 dolar veya evin tapusunu devretme konusunda tehdit etmesini” istediğini kendisinin de bu teklifi kabul ettiğini,
Anlaştıkları üzere 08.08.2009 tarihinde diğer sanık ... ile birlikte katılan Lusine'nin evlerine gittiklerini ve planlarını gerçekleştirdiklerini,
30.12.2009 tarihli duruşma tutanaklarına yansıyan beyanlarında ise;
Özünde benzer savunmalarda bulunarak katılanın kendisine olan borcu ve ekonomik olarak gidişatının kötü olmasından ötürü böyle bir plan yaptığını kendisininde bu teklifi kabul ettiğini ifade ederek yağma kastı olmadığını ileri sürmüştür.
Sanık ...'da aşamalı anlatımlarda; diğer sanık ...'ın savunmalarını destekler mahiyette beyanlarda bulunarak katılan ... ile sanık ...'ın yapmış oldukları plandan daha sonra haberi olduğunu gezmek amacıyla diğer sanık ... ile birlikte evden çıktıklarını bir süre gezdikten sonra söz konusu eve gittiklerini bu sırada sanık ...'ın silah çıkartarak katılan ...'i zorla eve
soktuğunu bu sırada kendisine “ merak etme bu bir oyun dediğini” evde katılanların aralarında konuşarak sorunu hallettiklerini ifade ederek, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
Sanıkların aşamalarda katılan ... ile sanık ... arasında kararlaştırılan plan gereği hareket ettiklerini, katılan ...'i Arnavutköy'de gecekondu da alıkoymalarını, ...’de bulunan ...ormanında hep birlikte alkol aldıklarını iddia edip ileri sürmüş olmaları, katılan ...'i taksi şoförlüğü yapıp geçimi bu yolla temin eden katılan ...'ün sanıkların kendilerini iki gün boyunca tuttuklarını iddia ettiği yeri güvenlik güçlerine gösterememiş olması karşısında,
Yukarıda izah edilen ilkeler doğrultusunda;
Öncelikle katılan ...'in alıkonulduğunu iddia ettiği tarihler olan 06.08.2009- 08.08.2009 tarihleri arasında ailesi veya yakınları tarafından yetkili mercilere katılanın evine, iş yerine gelmediğine, kayıp olduğuna ilişkin herhangi bir başvuru olup olmadığı resen araştırılarak,söz konusu tarihler arasında sanıklar ve katılan ...'in dosya içerisinde mevcut telefon numaralarının baz istasyon bilgilerini de içeren görüşme kayıtlarının temin edilip ileri sürülen savunma doğrultusunda araştırma tamamlanarak sonucuna göre delillerin ayrı ayrı ve gerektiğinde bir bütün halinde değerlendirilip karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçu yönüyle duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oy birliğiyle verilen karar 12/02/2014 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'in katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy