Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yağma suçunun işyerinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın “c” ve “h” bentleri yanında, aynı Yasa maddesinin “d” bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Mağdurların 27.07.2010 günlü oturumda sanıkların kendilerinden yağmaladıkları senetleri ve kol saatini verdiklerini söyledikleri, ancak mağdur ... yağmalanan telefonla ilgili bir iadeden bahsetmediklerinin anlaşılması karşısında; eşyaların bir bölümünün ne zaman iade edildiği belirlendikten sonra, mağdurlara kısmi iadeye onay verip vermedikleri sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılmaması,
3-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olacak biçimde, mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak sanıkların yağma suçundan savunmasını yapmak
üzere görevlendirilen zorunlu savunmanlara ödenen avukatlık ücretlerinin sanıklara, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy