Tebliğname No : Kanun Yararına Bozma-2013/145135
Yağma suçundan sanık C.. A..'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/1 (2 kez), 497/2, 55/3, 59 ve 72. maddeleri uyarınca 27 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası; sanık T.. B..'ün aynı Kanun'un 497/1 ve 59. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/05/1996 tarihli ve 1995/307 esas, 1996/111 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık C.. A..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c (2 kez), 149/1-a-c-h, 150/2, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince üç defa 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık T.. B..'ün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c-h ve 62. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin BEYOĞLU 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/06/2005 ve 17/07/2007 tarihli 2005/209 esas, 2005/94 sayılı ek sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16/04/2013 gün ve 2013/6001/24746 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/05/2013 gün ve KYB/2013/145135 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 15.05.2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(İnfaz aşamasında verilen uyarlama kararlarında kazanılmış hak olmayacağı nazara alınmak suretiyle yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden dosya üzerinde karar verilmesinde,
2- Mahkemece yağma suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanık C.. A..'ın daha lehine olduğu kabul edilerek, anılan Kanun'un 149/1-c. maddesi uyarınca verilen ceza üzerinden, malın değerinin az olduğu gerekçesiyle yarı oranında indirim yapılmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinde yer alan "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı Kanun'un 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim imkanı sağlanmak dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığı"nın 5237 sayılı Kanun'a mahsus ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek,yiyecek; bir-iki defter, kalem, sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, kanunî ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, şartlar oluşmadığı halde aynı Kanun'un 150/2. maddesiyle cezalardan ayrı ayrı indirim yapılmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.Bu nedenle,
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlüler yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesi için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek, hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Usul ve Yasaya aykırı olduğundan,
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.05.2013 gün ve 2013/145135 sayılı gönderme yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile yağma suçundan hükümlü
C.. A.. hakkında Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilip kesinleşen, 02.06.2005 gün, 2005/209 Esas, 2005/94 Karar sayılı ek karar ile hükümlü T.. B.. hakkında Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilip kesinleşen, 17.07.2007 gün, 2005/209 Esas, 2005/94 Karar sayılı ek kararın CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, 05.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy