MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Konya (Ereğli) Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2002 gün, 2002/223 hazırlık numarası 2002/201 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ...,..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, Konya (Ereğli) Asliye Ceza Mahkemesinin sanıkların savunmalarını aldığı 28.03.2002 günlü oturumunda, sanık ...'ya 18 yaşından küçük olması nedeniyle Konya Barosu avukatlarından Av.... (Kaymak)'ın savunman olarak atandığı ve adı geçen sanığın savunmasının da anılan avukatla alındığı,
Konya (Ereğli) Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2002 gün, 2002/130 esas, 2002/754 sayılı kararıyla sanıkların beraatlarına karar verilip gerekçeli karar başlığında da Av.... (Kaymak)'ın sanık ... savunmanı gösterilmesinden sonra hükmün o yer Cumhuriyet Savcısı ile katılan idarenin temyiz etmeleri üzerine Dairemizin 25.04.2005 gün, 2003/11969 esas, 2005/3881 sayılı ilamıyla sanıklar... ve ... hakkındaki beraat hükmünün onandığı, ... ve ... hakkında ise hükmün ilam içeriğinde yazılı şekilde bozulduğu,
Mahkemece bozmaya uyulduğu ve sanık ...'nın talimat yoluyla Diyarbakır 6.Asliye Ceza Mahkemesinde 16.03.2006 günlü oturumunda Av.... ile savunmasının alındığı; sanık ...'ın ise savunmasının Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2006 tarihli oturumuna başka suçtan tutuklu sanık ... ile savunmanı Av.... (Kaymak)'ın geldiği, sanık ...'a iddianame ile Dairemizin bozma ilamı okunup 5271 sayılı CMK'nın 191/2-b,147.maddesi uyarınca haklarının hatırlatıldığı, sanığın haklarını anladığını, savunmasını müdafisi olan Av.... (Kaymak) ile yapacağını belirtmesinden sonra savunmasının alındığı, sanık ...'ın Av.... (Kaymak)'ı müdafi olarak benimseyip yaptığı savunmasında sanık savunmanı Av.... (Kaymak)'ın savunmaya karşı diyeceklerinin sorulması üzerine ''savunmaya ekleyecek herhangi bir hususun olmadığını, sanık hakkında delil olmadığını, beraat etmesi gerektiğini, bozma ilamını kabul etmediklerini ''ifade ettiğini belirttiği, Av....(Kaymak)'ın sanık ...'ın savunmanlığını 14.02.2006 günlü oturumda da devam ettirdiği, Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2006 tarihli oturumuna sanık ... savunmanı olarak Av.... (Kaymak)'ın katıldığı, anılan savunmanın aleyhe hususları kabul etmediğini belirtmesinden sonra 06.06.2006 günlü oturumda da sanık müdafi Av.... (Kaymak)'ın mesleki mazeret dilekçesinin kabulü ile duruşma gününün Ereğli/Konya Baro Başkanlığı tarafından bildirilmesi için müzekkere yazılmasına dair ara karar verildiği,
Mahkemece kısa kararın açıklandığı 26.09.2006 günlü oturuma sanık ... savunmanı olarak Av.... (Kaymak)'ın geldiği belirtilip, hükmün müdahil ile sanıkların yokluğunda, sanık ... savunmanı olarak Av.... (Kaymak)'ın yüzüne karşı verildiği, 26.09.2006 gün, 2005/421 esas, 2006/392 sayılı gerekçeli kararda sanık ... savunmanı olarak Av.... (Kaymak)'ın gösterildiği,
Sanık ... savunmanı olarak Av.... (Kaymak) tarafından süre tutum dilekçesi ile katılan idare tarafından da her iki sanık açısından temyiz davalarının açıldığı gibi gerekçeli kararın sanık ...'a 29.11.2006 günü cezaevinde; Avukat Av.... (Kaymak)'a ise 17.10.2006 günü tebliğ edildiği, dosyanın temyiz incelemesi için Dairemize gönderildiği,
Dairemizin 05.12.2012 gün, 2009/22426 esas, 2012/22880 karar sayılı ilam içeriğine göre; katılan idarenin temyiz isteğinin reddine karar verilirken, hükmün sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeksizin bozulduğu, mahkemece sanık ... yönünden hükmün 05.12.2012 tarihinde kesinleştirilip infaza verilmesinden sonra 29.01.2013 günlü tensip zaptı ile sanık ...'ın savunma ve delilleri ile bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulması için sanık savunmanı Av.... (Kaymak)'ın duruşmaya çağrıldığı; 14.03.2013 günlü oturumda Av.... (Kaymak)'ın, sanık ...'nın avukatı olduğu belirtilip, sanık ... savunmanınca temyiz dilekçesi verildiği, ancak sanık ... yönünden temyiz incelemesi yapılmadığını, sanık ... yönünden temyiz incelemesi yapılarak dosyanın gönderildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
11.04.2013 günlü duruşma tutanağında ise; sanık ... yönünden hükmün bozulmasına karar verildiğini, dosyanın incelenmesinde temyiz isteminde bulunan sanık ... müdafisi olduğunu, sanık ... hakkında temyiz incelemesi yapılmadığını, bu yönüyle dosyanın eksik kaldığını, sanık ... açısından temyiz incelemesi yapılarak dosyanın gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmek üzere Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, sanık ... yönünden temyiz incelemesi yapıldıktan sonra dosyada mevcut 05.12.2012 tarihli bozma ilamına uyulup uyulmama konusunda karar verilmesine, sanık ... yönünden temyiz incelemesinin tamamlanmasının bu dosya için bekletici mesele yapılmasına denilerek dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına üst yazıyla, Dairemize gönderildiği anlaşılmış ise de;
Dosya kapsamından Av.... (Kaymak)'ın yaşı küçük sanık ...'ya savunman olarak atandığı gibi Dairemizin 25.04.2005 gün, 2003/11969 esas, 2005/3881 sayılı bozma ilamı sonrası 14.02.2006 tarihli oturuma başka suçtan tutuklu sanık ... ile Av.... (Kaymak)'ın geldikleri, sanık ...'a 5271 sayılı CMK'nın 191/2-b, 147.maddesi uyarınca haklarının hatırlatılmasından sonra savunmasını müdafisi olan Av.... (Kaymak) ile yapacağını belirttiği, anılan oturumda sanık savunmanının bu konuda bir itirazda bulunmadığı gibi aynı oturumda hazır bulunduğu gün Eser'in savunmasına karşı diyeceklerinin sorulması üzerine de ''savunmanya ekleyecek herhangi bir hususun olmadığını, sanık hakkında delil olmadığını, beraat etmesi gerektiğini, bozma ilamını kabul etmediklerini savunup,
Süregelen duruşmalarda da Av. ... (Kaymak)'ın sanık ...'ın da savunmanlığını sürdürdüğü, sanık ...'ın ise anılan avukatın savunmanlığını üstlenmesine yönelik duruşma zabıtlarına yansıyan olumsuz bir beyanının olmadığı gibi sanık ...'nın adı geçen avukatın savunmanlığını sona erdirdiğine dair dosyada herhangi bir belge veya beyana rastlanılmadığı bu bağlamda Av.... (Kaymak)'ın, sanıklar ... ve ...'ın savunmanı olduğu ve durum adı geçen Avukat ... (Kaymak) tarafından duraksamasız bilindiği halde hükmü sadece sanık ..... yönünden süre tutum dilekçesi ile temyiz ettiği, gerekçeli kararın anılan avukata tebliğ edildiği, tebligata rağmen bu konuda yeni bir hususu dillendirmediği sanık ... hakkında açılan temyiz davası neticesinde Ereğli (Konya) 1.Asliye Ceza Mahkemesi 26.09.2006 gün, 2005/421 esas, 2006/392 karar sayılı hükmü, Dairemizin 05.12.2012 gün, 2009/22426 esas, 2012/22880 sayılı kararı ile sanık ... yönünden hükmün bozulduğu, dosyanın incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; bu aşamadan sonra Dairemizce yapılması gereken bir husus olmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 25.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.