MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, tehdit
HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2010-21.05.2013 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında yapılan incelemede:
Beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminde sanığın hukuki yararları bulunmadığından, savunmanının bu konudaki isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE;
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur ...'in aşamalardaki tutarlı anlatımına, olay sırasında ve öncesinde bilgi sahibi olduğu anlaşılan tanık...'in soruşturma aşamasındaki ifadesine, dosya içeriğine ve toplanan kanıtlara göre; mağdurun otopark işleticiliği yaptığı, tanık ... ile bu işte ortaklıklarının bulunduğu, haklarında beraat hükmü kurulan diğer sanıklar ... ve ...’ın mağdurun akrabası oldukları, üç sanığın olay öncesi 6-7 ay süreyle mağdurdan borç para adı altında 10-20 Türk Lirası gibi miktarlarda ve birden fazla kez para alıp iade etmedikleri, mağduru işyerine kendilerini ortak yapması veya boşaltması konusunda da birden fazla kez tehdit edip tokat attıkları, ancak bu eylemlerden dolayı başvuru olmadığından o tarihlerde soruşturma yapılmadığı; olay günü sanıkların birlikte mağdurun işyerine gelip tekrar para istedikleri, mağdurun bu kez para vermeyi reddedip “Hangi amaçla para aldıklarını” sorması üzerine ...’in “Nasıl anlarsan anla, bundan sonra kazandığının yarısını bize vereceksin, haracını biz alacağız” dediği, mağdurun bu tehdit nedeniyle korkarak olay yerinde bulunan tanık İrfan’ın işlettiği bakkala girip, orada bulunan av tüfeğini aldığı, bu durumu gören sanık ...’ın biraz uzaklaştıktan sonra diğer sanıkların da olay yerinden ileride oldukları sırada mağdura doğru ele geçirilemeyen tabancayla yaklaşık 50 metre mesafeden hedef gözetmeden ateş ettiği, sanık ...’ın olay yerinden kaçarak uzaklaşmasına karşın diğer sanıkların aynı yere gelen kolluk görevlilerince, sanık ...’ın ise daha sonra yakalandıkları, bu sırada ...’ın kolluk görevlilerine olayda kullandığını iddia ettiği kurusıkı tabancayı verdiği şeklinde gelişen somut olayda; sanık ...’ın mağdurdan maddi çıkar sağlamak amacıyla zor kullandığı ve eyleme bu şekilde katıldığı; sübut bulan eyleminin yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi itibariyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 28.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy