MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Önceki hükmün aynen infazına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlüler savunmanının, hükümlüler ... ve ... hakkındaki 15.02.2006 gün, 2005/208 Esas, 2006/32 Karar sayılı hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Mahkemece uyarlama yapılması amacıyla duruşma açılarak, Av. Ahmet Özkan'ın hükümlülere savunman olarak atandığı, hükümlü ...'ın kendisine savunman atandığından haberdar olmadığı ve adı geçen savunmanın kararın tefhim olunduğu 15.02.2006 tarihli oturuma katılarak karara karşı temyiz yasa yoluna başvurduğu,
5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, ister genel ilke uyarınca duruşmalı yargılamada, isterse istisnai yöntem olarak evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili, verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabilecektir. 5271 sayılı CMK'nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, Banaz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.06.2005 gün ve 2002/187 Esas, 2003/8 sayılı uyarlama kararı hüküm niteliğinde olup, temyizi olanaklı bulunduğundan, hükümlü ...'ın anılan karara yönelik 30.06.2005 tarihli itirazının kabulüne ilişkin Uşak Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.07.2005 gün ve 2005/280 değişik iş sayılı karar ile hükümlü ... hakkındaki Banaz
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.02.2006 günlü uyarlamaya ilişkin 2. kararın yasal dayanaktan yoksun ve yok hükmünde olduğu;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 gün 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 gün 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Banaz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.02.2006 günlü uyarlamaya ilişkin kararın hükümlüye de tebliğ edilerek; savunman tarafından yapılan temyiz başvurusuna onay verip vermediği, hükmün temyizini isteyip istemediği sorulduktan sonra incelenmek üzere iadesi için gönderilmesinden sonra Mahkeme kararının “savunmanın temyizine onay verip vermediğinin bildirilmesi” uyarısını taşıyan belgeyle hükümlü ...'a tebliğ olunduğu, ancak hükümlünün savunmanın temyizine onay verdiğine ya da kararı temyiz ettiğine ilişkin herhangi bir başvurusunun bulunmadığı ve temyiz dilekçesi de vermediğinin anlaşılması karşısında,
Hükümlü ... yönünden konusu bulunmayan; hükümlü ... yönünden ise temyize yetkisi olmadığından, adı geçen savunmanın bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-Hükümlü ...'ın 09.06.2005 tarihli hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
1-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden hüküm kurulması,
2-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, hükümlü yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy