MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: 1998 Esas, 1999 sayılı kararla verilen hükmün değiştirilmesine yer olmadığına ilişkin karar
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlü ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 765 sayılı TCK’nın 491/4, 522. maddeleri uyarınca açılan kamu davası neticesinde, 26.01.1999 tarihinde anılan maddeler uyarınca hükümlünün neticeten 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği; 28.06.1999 tarihinde kesinleşen kararın, 765 sayılı Yasanın hükümlü lehine olduğundan bahisle 31.10.2006 tarihli ek karar ile değiştirilmesine yer olmadığına karar verildiği; yüzüne karşı verilen ek kararı yasal süresinde temyiz eden savunmandan hükümlünün haberdar olmadığı, kararın adı geçen hükümlüye tebliğ edilmesi ve bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği hususunda anlatımının saptanması amacı ile dosyanın Dairemizin 04.12.2012 gün ve 2009/22854-2012/22585 sayılı kararı ile iade edildiği, bunun üzerine Mahkemin hükümlünün adresinin tespiti için yaptırdığı kolluk araştırması neticesinde “adresinden 10 yıl önce taşındığı ve adres kayıt sisteminde kaydının bulunmadığının” belirlendiği, adres değişikliği halinde kişi yeni adres bildirmemiş ve adrese bağlı kayıt sisteminden yerleşim yeri adresi de tespit edilememiş ise tebligatın bir nüshasının eski adrese asılması gerektiği; zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK'nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.3.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.3.2012 gün 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı
kararlarında açıklandığı üzere, “Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu savunman, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” belirtilmesi karşısında;
... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31.10.2006 tarihli hükmünün, anılan mahkemenin istemi üzerine hükümlü ...’na atanan zorunlu savunman Av. ...’un yüzüne karşı hükümlünün yokluğunda verilip adı geçen savunman tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, ancak atanan savunmandan hükümlünün haberdar olmadığı anlaşıldığından,
1- Hükümlü ...’na anılan kararın başvurabileceği yasa yolu, türü, süresi ve mercii, sürenin ne zaman başlayacağı ve nerelere ne biçimde müracaat edilebileceğine ilişkin olarak açıklamalı şekilde tebliği ile bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği sorularak süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu savunmanın açtığı temyiz davasının inceleneceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılmasına,
2- Hükümlü tarafından temyiz dilekçesi verilmesi durumunda, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 28.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.