(5237 S. K. m. 7, 53, 62, 141, 142, 143, 168) (765 S. K. m. 59, 81, 493, 522) (5271 S. K. m. 326) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu gözetilip; 5237 sayılı Yasa uyarınca sanıklara verilmesi gerekli ceza miktarı, uygulanacak yasa maddeleri, artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, 765 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabul edilip; dosya içeriğine göre, sanıkların gece vakti yakınanın park ettiği aracının muhkem nitelikteki kapı kilidini zorlayıp açarak suça konu teybi aldıkları, olay yerinden ayrılıp şüphe üzerine durdurulmalarından sonra yakınıcının başvurusu olmaksızın teybi çaldıkları aracı gösterip kısmi iadeyi sağlayan sanıkların eyleminin; 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturup, kısmi iadeye nedeniyle aynı Yasanın 168/4. maddesinin uygulama koşulları araştırılarak cezadan indirim yapılıp yapılmayacağı araştırılmadan yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Sanık M. T.'ın eylemine uyan 765 sayılı TCKnın 493/1, 81/1-3, (adli sicil kaydında gözüken tüm ilamlarının getirtilip, içtimalı ilam varsa içtimanın çözülüp en ağırının esas alınarak) 522 (pek hafif), 59. maddeleri ile sanık M. C.'un eylemine uyan anılan Yasa'nın 493/1, 81/2-3, (Kayseri 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.1996 gün, 1996/40-70 sayılı, 25.06.1996 kesinleşme tarihli, 16 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin kesinleşmiş hükmün, uyarlama istemi üzerine 21.03.2000 infaz edilmiş 4 yıl 2 aylık hapis cezasına ilişkin mahkumiyet) 59. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143, 168 (koşullarının varlığı halinde) 53, 62. maddeleri kapsamında olup sanıklar yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
3- 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Kabule göre de;
a) Sanık M. T.ın, adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde, 765 sayılı TCK'nın 81/1-3.maddesi ile uygulama yapılmaması,
b) Sanık M. C.'un, aynı neviden olan yağma suçundan mükerrir olmasına rağmen cezasının anılan Yasa'nın 81/2-3. maddesine göre artırılmayıp, değer azlığına ilişkin 522/1. maddesi ile indirim yapılarak, aynı Yasa'nın 522/son maddesine aykırı davranılması,
c) Lehe Yasa karşılaştırması sırasında sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu halde, aynı Yasa'nın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması,
d) Sanıklar hakkında, 765 sayılı Yasa 59. maddesi ile cezalarından indirim yapılırken, lehe yasa karşılaştırmasında, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi ile olumlu olumsuz karar verilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M. T. ve M. C. savunmanının temyiz itirazları ile bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CUMKnın 326/son maddesinin gözetilmesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy