MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanığın her iki mağduru da silah tehditi ile soyduktan sonra önce mağdurlardan ...’in kafasını tutarak cinsel organını mağdurun yüzüne sürdüğü, sonra diğer mağdur ...’un da kafasını tutup cinsel organına değdirmeye çalıştığı ancak Yunus’un direnmesi üzerine temasın gerçekleşmediği somut olayda, sanığın Mağdur ...'e yönelik eyleminin TCK.nın 102/1. maddesinde düzenlenen tamamlanmış basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında teşebbüs hükümleri uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince,
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tamamlandıktan sonra failin pişman olması durumunda suç sonunda elde edilen eşyanın iade edilerek veya tazmin suretiyle mağdurun zararının giderilmesi halinde şahsi bir hal olan etkin pişmanlıktan söz edilecektir. Anılan koşul yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifadesi zorunluluğu bulunmayıp söz ve/veya davranışlar yoluyla ifade edilmesi olayın özelliğine göre olanaklı olabilecektir. İade veya tazmin hususunun gerçekleşmesi fail tarafından suçun kabul edildiği anlamına da gelmez, yeter ki failin iadeyi serbest iradesiyle gerçekleştirdiği sabit olsun. Fail ya da ortağı iade veya tazmini doğrudan mağdura yapabilecekleri gibi, mağdura ulaştırması muhtemel kişiler aracılığıyla da mağdura veya mağdura ulaştırması muhtemel kişilere de yapılmasının olanaklıdır.
Somut olayda; yağma suçuna konu telefonların sanığın verdiğini söylediği arkadaşı ...’ten alınarak yakınanlara iade edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 168/3-4. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, yağma suçu yönüyle duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 12/02/2014 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy