MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, yağma,6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık....'nin ....2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2005/1080 Esas 2005/1881 Karar sayılı tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık.... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı, ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık.... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklana nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının yargılama gideri bölümünden “yargılama giderinin sanıklar ... ve Muammer'den eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Sanıklar ... ve....'ye sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık.... hakkında yağma, sanık ... hakkında tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'ün yakınan ....'dan alacağı olduğunu, yakınan hakkında avukatı aracılığı ile icra takibi yaptırdığını ve alacağının avukatlarına elden ödendiğini beyan etmesi, yakınan ....'ın sanık ...'den işyerini açmadan önce aldığı 20.000 TL'yi icra marifetiyle ödediğini ifade etmesi ve ....12. İcra Müdürlüğünün 2012/2313 esas sayılı dosyasından da sanık ... vekili tarafından yakınan .... aleyhine yapılan takibin olaydan önce 28.03.2012 tarihinde alacaklı vekilinin tahsil beyanı üzerine sonlandırıldığının, bu aşamadan sonra sanık....'nin, kimlikleri tespit edilemeyen iki kişiyle birlikte yakınan ....'a ait işyerine 07.04.2012 tarihinde giderek işyerinde bulunan yakınan ...'ı, işyerini kendisi ve ...'e vermesi için tehdit ettiği, işyerinin önünde sanığın yanında bulunan bir kişinin işyerine doğru silah ile ateş etmesinden sonra sanık ile kimliği tespit edilemeyen kişilerin kaçtıkları, 13/04/2012 tarihinde yine sanık....'nin kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile birlikte yakınan ...'ı işyeri önünde, işyerinin kendisine teslim edilmesi için tehdit ettiği, olay yerine sonradan gelen sanık ...'ın ise yakınan ...'ı sanık....'ye yanlış yaptıklarını belirtip tehdit ettikten sonra 3 el ateş ettiği olayda;
1-) Sanık....'nin yakınanları bir kez yağmalamak için kastını özgülediği, işyerini almak amacıyla yanındaki kişilerle birlikte, değişik tarihlerde yakınana karşı tehdit kullandığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.05.2010 tarih 2010/6-63 sayılı kararı ışığında suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle her iki eylemin bir bütün halinde tek bir yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde iki ayrı yağma suçundan hüküm kurulması,
2-) Oluş ve dosya kapsamına göre diğer sanık ...... ile el ve işbirliği içerisinde hareket eden sanık ...'ün yakınanlara karşı eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık ...'ün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına, 20/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy