MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.9.2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Adli sicil kaydına göre, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 1999/870-1386 esas ve karar sayılı ilamı ile hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, ilamın infaz edilip edilmediği, yerine getirilmiş ise tarihi araştırılıp denetime olanak sağlaması bakımından da kesinleşme ve infaz tarihini içerir biçimde onaylı örneği dosyaya getirtildikten sonra, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesinin koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılıp, yerine, “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2014 gün ve 2013/2-686 esas ve 2014/19 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanıkların, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan aracın kelebek camını kırıp kapısını açtıktan ve kontak kilidini de kırarak düzkontak yöntemiyle çalıştırdıktan sonra aracı götürmeleri şeklindeki olayda, suç konusu araçla ilgili olarak hırsızlık eylemini gerçekleştirebilmek için araçtan bağımsız olan başkaca bir mala zarar vermesi sözkonusu olmayıp bizzat suç konusu olan araç üzerinde meydana gelen bir zarar bulunduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun yanında, ayrıca mala zarar suçundan da hüküm kurulamayacağının düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy