Tebliğname No : 6 - 2013/227554
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi (Kapatılan Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi)
TARİHİ : 12/07/2006
NUMARASI : 2004/319 (E) ve 2006/271 (K)
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/07/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre; yakınanın olaydan iki ay kadar önce akrabası olan tanık M. E.'ın, sanıklar S.. Ç.. ve M.. Ç..'ten otomobil satın alırken tanığın yanında bulunup araç fiyatı konusunda yapılan pazarlık esnasında yakınana yardımcı olduğu, daha sonra taraflar arasında araç bedelinin ödenmesi konusunda anlaşmazlık çıkınca tanık Metin hakkında icra takibi başlatıldığı, olay günü yakınanın yanında 8 yaşındaki kızı olduğu halde kendisine ait araçla evinin yakınlarında bulunan pastaneye gittiği sırada, içerisinde sanıklar Maşuk, Cihat, İlhan ve M.. Ç..'in bulunduğu araçla yakınanın önünü kestiği, sanıkların ellerinde sopalarla yakınanı araçtan indirip döverek kendi araçlarına bindirdikleri, araç içerisinde yakınanın ellerini ve gözlerini bağladıkları, yakınana ait aracı ise sanık Maşuk'un aldığı, iki araç peşpeşe bir müddet yol aldıktan sonra tenha bir ormanlık
alana geldikleri, burada yakınanı araçtan indirip tekrar dövmeye başladıkları, sanık Maşuk'un yakınana hitaben “bana hemen 10 milyar vereceksin” dediği ve üzerinde bulunan cep telefonunu aldığı, diğer taraftan yakınanın kızı amcası olan tanık Yaşar'ın yanına gidip babasının kaçırıldığını söyleyince tanık Yaşar'ın polis merkezine giderek ihbarda bulunduğu, polisler tanık Metin'in konuyla ilgili ifadesini aldıkları sırada yakınanın sanıkların zorlamasıyla tanık Metin'i arayarak hemen 10 milyar bulup M.. D..'ya vermesini söylediği, tanığın yanında bulunan polislerin yönlendirmesiyle teklifi kabul etmiş gibi davranarak polis refakatinde kendisine bildirilen adrese gittiği, burada sanık M.A.nin yakalandığı, polis ekiplerinin yaptıkları plan doğrultusunda sanık M. A.'nin parayı teslim almaları için sanıklar Faruk ve Maşuk'a buluşmak için yer bildirdiği, burada tertibat alan polislerin sanıklar Faruk ve Maşuk'u da yakaladığı, Faruk'un üzerinden yakınana ait aracın ruhsatının ele geçirildiği, adı geçen sanıkların diğer sanıkların yerini söylemeleri üzerine belirtilen yere giden polis ekipleri içerisinde sanıklar M.. Ç.., Cihat ve İlhan'ın da bulunduğu araca doğru yöneldiklerinde, sanıkların araçtan inip kaçmaya çalışırken kovalamaca sonucu yakalandıkları, yakınana ait cep telefonunun sanık Cihat'ın üst aramasında ele geçirildiği, sanıkların inip kaçtıkları aracın bagajında elleri ve gözleri bağlı şekilde bulunan yakınanın polisler tarafından kurtarıldığı; yakınana ait aracın ise sanık Maşuk'un yer göstermesiyle yol üzerinde terk edilmiş vaziyette bulunduğunun anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı TCK.nın 499.maddesindeki suçu oluşturduğu ve bu eylemin 5237 sayılı TCK.da yağma suçuyla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-TCK'nun 53/1. maddesindeki sayılan hakları cezanın infazının tamamalanmasına kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi
3-Yargılama giderlerinin, her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK’nun 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen alınmasına” karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy