Tebliğname No : 6 - 2012/233896
MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/07/2012
NUMARASI : 2012/191 (E) ve 2012/236 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınan M.. K..'nın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 16.04.2009 günlü dilekçede, “Gelen hesaba itiraz edince tehdit edildiğini, üzerinin aranıp 50 TL parası ile kredi kartının alınarak hesabından 2150 TL parasının zorla çekildiğinden” bahis ile müracaat ettiği; poliste alınan 16.05.2007 günlü beyanında ise,“Kredi kartını rızası karşısında alanın A.. I.. adlı kişi olduğunu” belirtip şikayetinden vazgeçtiği; A.. I..'ın “Hesap karşılığı olan 800 TL'yi yakınanın rızası ile kendisinin çektiğini, yanında başkasının gelmediğini” bildirmesi üzerine, 2007/94727 soruşturma numarasını alan evrak ile ilgili 31.07.2007 gün ve 2007/16530 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı; İddianame içeriğinde, “Yakınanın, hesabı ödemek için kendisine ait kredi kartını şifresi ile birlikte şüpheliye verdiği, şüphelinin yakınanın rızası olmadığı halde ona ait kredi kartı ile hesabın çok üzerinde alışveriş yaptığı, yakınanın şüpheli hakkında şikayetçi olduğu, şüphelinin işyerinde post cihazı olmaması nedeniyle başka bir işyerinden yakınana ait kredi kartından yakınandan aldığı şifre ile rızası dışında alışveriş amaçlı çekim yaptığı, ayrıca ATM cihazından 950 TL para çektiği, zararının giderildiği, şüphelinin atılı suçu işlediğinin anlaşılması ve kabulü” ile eylemin banka veya kredi kartlarının kötüye kullanması olarak betimlenip, sevk maddeleri TCK 245/1, 245/5 yollamasıyla 168 olarak gösterilmiştir.
2007/678 Esası ile Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesince 08.08.2007 tarihinde iddianamenin kabulüne karar verilmiştir. Yakınan M.. K.. talimat yoluyla 24.10.2007 tarihinde alınan beyanında,”Zorla tutulup cebinden 100 TL para ile hesap kartının alındığını, Musatafa adli kişinin bunu sanık Alahittin'e verdiğini, hesabından para alındığını, korktuğu için polise şikayetçi olmadığını” açıklaması üzerine Mahkemenin, “Katılanın aşamalarda
beni bir odaya koydular, üstümü aradılar, cebimden 100 TL ve kredi kartını şifresi ile birlikte aldılar, korktum” yolundaki iddiası dikkate alındığında, delillerin değerlendirilmesi ve tartışılması yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, eylemin yağma suçuna mümas olduğundan Mahkemenin görevsizliği, sanık hakkında TCK'nın 149,53. maddelerinin tatbiki istemi ile dosyanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği,
Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2008 tarih, 2008/678 Esas sayılı görevsizlik kararının, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/117 Esasına kaydedilip yürütülen yargılama sonunda, sanık hakkında TCK'nın 149/1-c, 168/3,62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile TCK'nın 53. maddesi ile hak yoksunluğuna dair sanığın yüzüne karşı verilen kararın savunmanının temyizi üzerine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27.03.2012 gün, 2012/1022-5852 sayılı bozma ilamında ise diğer yönleri incelenmeksizin, “Yüklenen suçun, alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezası gerektirmesi nedeniyle CMK'nın 150/3. maddesine göre zorunlu savunman atanması gereken sanığın, Cumhuriyet Savcısının esasa ilişkin görüşünü bildirdiği ve hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda zorunlu savunmanı hazır bulundurmamak suretiyle aynı Yasanın 188/1. maddesine aykırı davranıldığından” kararın bozulmasına karar verildiği,
05.07.2012 tarihinde bozma kararına uyma kararı verilip, bozmanın gereği yerine getirilerek yürütülen yargılama sonunda, “Sanık hakkında, 31.07.2007 tarih, 2007/94727 soruşturma sayılı iddianame ile banka kartını kötüye kullanmak suçundan Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, katılanın aşamalarda alınan beyanı dikkate alınıp görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkemeye gönderildiğini, verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesince bozulduğunu, iddianame içeriği incelendiğinde yağma suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanması suçunun da yağma suçuna dönüşmeyeceği anlaşılmakla bu aşamada sanık hakkında yağma suçundan ceza tertibine yerolmadığına, sanık hakkında yağma suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre;
Mağdurun ilk müracaatı ve Mahkemedeki açıklamaları dikkate alındığında; üzerinden bir miktar para ve kredi kartının zorla alınması, bu aşamadan sonra, zorla alınan kredi kartının kullanımı, şeklinde devam eden eylem ayrı suç iddiasını içermektedir.
Birinci aşamadaki haksız fiilin sübutu halinde, eylem yağma suçunu,
Bu aşamadan sonra haksız yere elde bulundurulan kredi kartının kullanılması ise ayrıca banka veya kredi kartlarının kötüye kullanması suçunu oluşturmaktadır.
Yani iddianın sübuta ermesi halinde 2 suç oluşacaktır.
İddianame açılan davanın sınırlarını belirler, hukuki vasıflandırma ise hakime aittir. 31.07.2007 gün ve 2007/16530 sayılı iddianame mağdurun rızası ile verdiği kart ve şifresinin, onay ve kabulü aşan şekilde kötüye kullanılmasını, suç teşkil eden bir haksız fiil olarak betimlemiştir.
İddianamenin içeriği ve sevk maddeleri mağdurun zorla bir malının alınması iddiasını içermemektedir.Ayrıca iddianamede açılan davanın sınırları ve suç vasfı tamamen kredi kartını kötüye kullanım suçunu içerdiği bu hali ile de iddia edilen olayın ilk aşamasındaki yağma suçuna dönüşmesinin de mümkün olamayacağıdır.
Hal böyle olunca yağma suçu yönünden usulüne uygun olarak davanın açılması sağlanıp yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, açılmış bulunan davanın sınırları içinde ise, haksız yere elde bulundurulan kredi kartının kötüye kullanılması suçu yönünden yargılamaya devam ile hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmadan, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık A.. I.. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy