MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş için aracılık yapmak
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık ...'ın, fuhuş için aracılık yapmak suçundan hükümlülüğüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp 5271 sayılı CMK'nın 231/12.fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olması ve aynı yasanın 264/1. maddesi uyarınca sanık ve savunmanı yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 264/2.maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
2- Sanıklar ... ve ...'ın yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükümlülüklerine dair kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıkların, katılandan yağmaladıkları bankamatik kartları ile ilgili bankaların ATM'lerinden para çekmeye çalıştıkları, bunlardan... bankasına ait olan banka kartını kullanarak ATM'den 07/07/2011 tarihinde 300 TL ve 50 TL olmak üzere iki defada toplam 350 TL para çekip aldıkları olayda, sanıklar hakkında zamanaşımı süresi içinde TCK'nın 245.maddesi uyarınca işlem yaptırılması olanaklı görülmüştür.
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanıkların yağma suçlarını işlerken katılanın çantasından aldıkları çakı bıçağını katılanı tehdit ederken kullandıkları, bu şekilde birden fazla kişi ile birlikte, konutta yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını silah ile işlediklerinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 149/1.maddesinin "c" ve "d" bentleri ile birlikte "a" bendi ile ve 109/3.maddesinin "b" bendi ile birlikte "a" bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçun yönünden TCK'nın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13.maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıktan, yargılandığı suç nedeniyle baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından zorunlu savunman ücretlerinin çıkartılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.