MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet, konut dokunulmazlığını bozma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığa atanan zorunlu savunman kararı temyiz etmemiş ise de, sanığın talimat yoluyla İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi aracılığı ile alınan 25.05.2012 tarihli savunmasında müdafi seçmek istemediğini ve baro tarafından da müdafi görevlendirilmesini talep etmediğini belirtmesi karşısında, kararın sanığa tebliğ edilmesi gerektiği, bu nedenle Dairemizin bozma ilamından sonra isteği dışında atanan zorunlu savunmanından haberi olmayan sanığın süresinde temyiz talebinde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
I-Konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları için kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2006 gün ve 2006/27-2006/151 sayılı hükümde sanığın geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği, bu suç yönünden temyiz talebinde bulunulmadığı, bu nedenle sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, dosyanın yeniden ele alınıp yeniden karar verilemeyeceği gözetilmeden 12.07.2012 gün 2012/1020 Esas, 2012/1070 Karar sayılı hükmün kurulması yok hükmünde olduğundan,
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan doğrudan para cezasının miktarı bakımından, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5329 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca üç bin liraya kadar mahkumiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle sanık ...'ın temyiz isteğinin CMUK'nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Hırsızlık suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında sonuçta adli para cezasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.