MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/01/2010 ve 17/09/2013 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suç tarihinde güneşin 06.29'da doğup 17.53'de battığı, yakınanın saat 22.00 sıralarında iş yerini kapatarak evine gittiğini, sabah 08.00 sıralarında iş yerine geldiğinde hırsızlığı fark ettiğini beyan etmiş olması, sanığın da suçu kabul etmemesi karşısında; “Kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi kanuna aykırı ise de;
Oluşa göre, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/4.maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 27.02.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.10.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.