Tebliğname No: 6 - 2011/118868
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkındaki kasten yaralama ve silahla tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Sanık...'in, 10.07.2010 günü katılan...'ın çalıştığı işyerine gelerek, katılana bıçak doğrulttuğu ve kasadan 170,00-TL para alarak ayrıldığı, 16.07.2010 tarihinde aynı işyerine, bu kez diğer sanıklarla birlikte gelerek yine elinde bıçak varken; “Bunu götürelim, öldürüp gömelim” dediği ve kasadan 320,00-TL para aldığı, işyerinden çıkarken de katılan..'a, “Yarın yine geleceğim, burada olursan seni keseceğim” dediğinin anlaşılması karşısında, sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda katılan...'a karşı silahlı tehdit suçunu işlediği gözetilmeden, koşulları oluştuğu halde TCK'nın 43. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2.maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 58/7.maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi ve infazda duraksamaya neden olmaması için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün birden fazla suçtan ibaret olup birden fazla cezayı içermesi nedeniyle, en ağır cezayı hükümlülüğün denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık .... savunmanının temyiz itirazları bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “tekerrür” ile ilgili bölüm çıkartılarak yerine "Sanık ....'in adli sicil kaydında yer alan,...Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2004 gün 2003/278 Esas ve 2004/29 Karar sayılı kararına konu ırza tasaddi suçundan verilen 5 yıl 10 ay 19 gün hapis cezası hükmü esas alınarak, 5237 sayılı TCK 58/6-7.maddesi uyarınca hükmolunan cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ..... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Olay tarihinden bir süre önce sanık ....'in, katılan ...'a ait işyerinde çalıştığı ve işyerinin kâr ortağı olduğu, ancak sanık ..ile katılan ... arasında çıkan anlaşmazlık neticesinde, sanık ..'in işten ayrıldığı ve ortaklığa son verdikleri, sanık ..'in ortaklık dolayısıyla alacaklı olduğunu düşündüğü paranın kendisine ödenmesi için 16.07.2010 tarihinde sanık ... ve hakkında beraat kararı verilen .... ile birlikte katılan ..'ya ait işyerine geldikleri, sanık ..'in, diğer sanık ... ile işyeri çalışanı katılan ..'ı yaraladıkları, sanık ...'in kasadan 320,00-TL parayı aldığı ve sanıkların olay yerinden ayrıldıkları tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu halde, sanık ...'in eyleminin gece vakti, işyerinde, silahla ve birden çok kişiyle birlikte yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, başkasına ait olan alacağın tahsili amacıyla tehdit ve cebir kullanılması halinde TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanma imkanı olmadığıda dikkate alınmadan, delillerin taktir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık .... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakların korunmasına, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.