(5237 S. K. m. 149)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 06.12.2007 günlü iddianame ile sanık E.. D.. ve suç arkadaşları E.. S.. ve H.. A.. hakkında ayrı ayrı açılan davaların Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinde birleştirilmesine karar verilerek 2008/8 Esas numaralı dosyasında görüldüğü, söz konusu dava derdest iken yine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2010 günlü iddianamesiyle sanıklar E., E. ve H.'ın suç arkadaşı sanık İ.. Ç.. hakkında ayrı bir dava açıldığı ve bu davanın Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/116 Esası ile görülmeye başlandığı, yargılama devam ederken aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesi davanın birleştirilmesi konusunda Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinden muvafakat istediği, ancak muvafakat talebinin Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesince reddedildiği, buna karşın 2.Ağır Ceza Mahkemesi söz konusu davanın birleştirilmesine karar vererek esasını kapattığı ve dosyanın birleştirilme konusunda (olumsuz birleştirme uyuşmazlığı) karar verilmek üzere Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderdiği, Yargıtay 5.Ceza Dairesi tarafından 29.02.2012 tarih ve 2012/1176 Esas-1321 Karar sayılı ilam ile davaların Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinde birleştirilmesine karar verildiği, kararın gereğinin yerine getirilmesi için mahalline gönderildiği, bu doğrultuda Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesince dosyanın Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesine tevdi edildiği, ancak Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar Ensar, Hasan ve Emrah hakkındaki yargılamaya ilişkin nihai kararın verildiği ve temyiz üzerine dosyanın Yargıtaya gönderildiğinin bildirildiği, sonrasında Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine ait sanık İ.. Ç..ın yargılandığı 2010/116 Esas sayılı dosyanın, iş bu temyiz incelemesine konu Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/8 Esas sayılı dosyasının içine konularak bu konuda Yargıtay ilgili dairesince bir karar verilmesi istendiğinin anlaşılması karşısında;
Bir ceza davasının konusu, fertlerin hayatlarından alınan belli bir kesitin ceza hukuku ve ceza yargılaması hukuku bakımından değerlendirilmesidir. Ayrıca iddianamede belirtilen maddi vakıalar karışımı ile sınırlandırılan insan davranışlarıdır. Ancak kesin hükmün önleme etkisinde fiilin aynılığı unsuruna başvurmak gerekir. Fiilin aynı olduğu durumlarda da davanın kapsamına girilerek bu konuda yargılamanın yapılarak, hüküm vermek gerektiği sonucuna varılmalıdır. Bu fiiller sonradan ayrı bir davanın konusu da olmamalıdır. Ceza yargılamasında her uyuşmazlık için ayrı bir yargılama yapılması temel ilkedir. Ancak bağlantılı uyuşmazlıklar bakımından yasaların bu kuraldan ayrıldığı görülmektedir. Bağlantının varlığı halinde yargılamanın birleştirilmesi, bekletici sorun veya nisbi yargılama kavramları ortaya çıkar. Birleştirme için uyuşmazlıklar arasında bağlantı olmalıdır. Sanıklar hakkında aynı suçlardan açılmış olan davaların aralarında bağlantı olup, birleştirmenin faydalı olması halinde birleştirilip yargılamanın yapılması asıldır. Görülmekte olay davaların birleştirilmesi hakime bırakıldığından, birleştirmede ihtiyarilikten bahsedilmekte ise de yargılamanın tümü bakımından faydalı olacağı durumda davaların birleştirilmesi yoluna gidilmelidir. Kaldı ki dava konuları aynı veya eylemin başlangıç ve bitiş süreçlerindeki suç örgüsünün tümünün birlikte ortaya çıktığı durumlarda birleştirmenin zaruret olduğu da düşünülmelidir.
Sanıklar E., E. ve H. hakkındaki Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/8 Esas sayılı dosyası ile sanık İ. hakkındaki Bakırköy 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/116 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesi, her iki dosya içerindeki delillerin neler olduğu irdelenip, olaya ilişkin tüm deliller toplandıktan sonra, sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği dikkate alınmadan, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar E.. D.., E.. S.. ve H.. A.. savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy