MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yağma suçunun konutta işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK'nın 149/1. madde ve fıkrasının (a) bendinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Mağdurun, 26.03.2012 havale tarihli dilekçesi ile "Sanığın, yağma suçuna konu parayı kendisine iade ettiğini" belirtmiş olduğu görülmekle; sanığın, soruşturma aşamasında rızai iadede bulunduğu anlaşıldığından, hakkında TCK'nın 168 . madde 3. fıkrasının 1. cümlesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulaması gerektiği halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre de; sanığın, mahkumiyetinin yasal sonucu olarak; 5237 sayılı TCY'nin 53/l- (a, b, d, e) bentlerinde sayılan haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya; (c) bendinde yazılı haklardan ise kendi
alt soyu bakımından hapis cezasından koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK'nın 53/1-b maddesinde yazılı, "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle bu hususların karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.