MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/09/2013 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyduğu kabul edilerek uygulama yapıldığından ve 5271 sayılı CMK.nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 Esas ve 2006/319 sayılı kararına göre de, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu savunman atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk, alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, TCK.nun 53/1-c maddesindeki haklardan yoksunluğun şartla tahliye tarihine kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
2-Yargılama masrafının 6183 sayılı Kanunun 106. maddesinde belirlenen 20 TL’den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince Hazineye yükletilmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ve savunmanları ile sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ve yargılama giderlerine ilişkin bölümler çıkartılarak TCK'nın 53. maddesinin yerlerine “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” ve yargılama giderine ilişkin bölüme "Toplam 14 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Kanunun 106/1. maddesinde belirlenen 20,00 TL’den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanunun 100.maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK.nın 324/4. maddesi gereğince Devlet Hazinesine yüklenmesine" kelimelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 516/ilk, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 151/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan eylemlerine uyan, 765 sayılı TCK'nın 516/1. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 17.07.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve savunmanları ile sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.10.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.