MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/09/2013 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5237 sayılı yasa uyarınca uygulama yapılırken hırsızlık suçunun yanısıra ayrıca anılan yasanın işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanığın yargılama giderlerinden sebebiyet verdiği oranda ayrı sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmüğn açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin ''yargılama giderinin sanıktan eşitlikle tahsili'' cümlesinin çıkarılarak yerine, “sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderleri oranında ayrı sorumlu tutulmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ..., ... ve ... hakkında kullanılan hükmün incelemesine gelince;
1)Sanık ... açısından;
5560 sayılı Yasa ile 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesinde yapılan değişiklik ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 günlü 2006/8-317, 2006/319 sayılı kararı karşısında; hükmün tefhim edildiği son oturumda, sanık ...'nun savunmanı bulundurulmaksızın karar verilmek suretiyle anılan Yasa'nın 150/3, 151/1, 188/1, 289/3-e maddelerine aykırı davranılması, yapılan uygulama ve verilen ceza karşısında sonuca etkili olmadığından; sanık ... açısından tebliğnamedeki bozma istemli düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı Yasa uygulanırken, sanığın işlediği hırsızlık suçunun yanı sıra ayrıca anılan Yasanın işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması, karşı temyiz bulunmadığından; bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1.fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14.madde ve fıkraları gereği anılan Yasa'nın öngördüğü objektif ve subjektif kriterlerine göre sanığın hukuki durumunun tartışılması zorunluluğu,
b)5271 sayılı CMK'nın 326/2.maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanığın yargılama giderlerinden sebebiyet verdiği oranda ayrı sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinde öngörülen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Sanıklar ... ve ... açısından; oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ...'nun hazırlık ifadesi ve sorguda, söz konusu suçu diğer sanıklar ..., ... ve .. ile işlediklerini ifade ettiği halde, mahkeme savunmasında özetle, atılı suçu sanık ... ile işlediklerini beyan etmesi; sanık ...'ın kolluk ifadesinde, atılı suçu ..., ... ve ... ile işlediklerini belirttiği halde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve sorgudaki beyanlarında, hırsızlık suçunu ... ve ... ile işlediklerini, ancak sanık ...'ın hırsızlık yaptıkları gün yanlarında olmadığını ifade ettiği; sanık ...'nın mahkeme savunmasında ise özetle atılı suçu sanık ... ile işlediklerini söylediği; sanık ...'ın, hazırlık, sorgu ve mahkeme savunmasında, hazırlık ve sorgu ifadeleri bulunmayan sanık ...'in ise mahkeme savunmasında, adı geçen sanıklar ... ve ... suçlamayı kabul etmemeleri karşısında; sanıklar ... ve ... sonradan değiştirdikleri hazırlık ve sorgu ifadeleri ile sanık ...'nın hazırlıktaki çelişkili anlatımları dışında, diğer sanıklar ... ve ...'in hırsızlık suçunu birlikte işlediklerine dair diğer sanıklar .. ve ... soyut suç atması dışında adı geçen sanıklar ... ve ,.. cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.