MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın savunmasının alındığı 12.07.2010 günlü oturumda, duruşmadan vareste tutulmak istediğini belirtmesi karşısında; tebliğnamedeki (1) nolu bozma istemli düşünce benimsenmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Yasanın, 142/1-b, 143/1 ve 35. maddelerine göre, cezanın 2 yıl 4 ay 3 gün yerine, yazılı şekilde 2 yıl 16 ay 3 gün olarak hesap edilip, eksik ceza tayinine hükmedilmesi, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, Hâkimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kasten işlemiş olduğu suçlar için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/477 Esas 2004/554 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilen içtimalı ceza bulunduğundan, içtima çözülüp içinde yer alan hükümlülüklerden en ağırının tekerrüre esas alınmak suretiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanırak hüküm fıkrasından, “53. ve 58.maddelerin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine, "Kasten işlemiş olduğu suçlar için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ve sanığın ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/477 Esas 2004/554 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan 7 ay 10 gün hapis cezasının 27.07.2005 tarihinde kesinleşmesinden sonra yeniden suç işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddeleri gereğince verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlelerinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.03.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy