MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Tebligat Kanunun 21. maddesinin “kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir” hükmüne aykırı olarak tebliğ işlemi yapıldığından sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilip 05/09/2013 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
I-) Sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ...’un temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-) Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan ...'e ait silahın, sanığın kardeşi ...tarafından soruşturma aşamasında iade edildiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle katılanlardan rızaları sorularak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.