MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, tehdit, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurup yönetmek, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan suç örgütüne üye olmak, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... hakkında hükmolunan cezalar; sanıklar ... ve ... hakkında yakınanlar ..., ... ve ...’a yönelik yağma ve kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurup yönetmek; sanık ... hakkında ...’a yönelik yağma ve yakınan ...’e yönelik tehdit; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından hükmolunan cezaların süresine göre savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I-) 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan sanık ... hakkında kurulan beraat ile sanık ... hakkında aynı suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
II-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan...’e; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...'a; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan...’a yönelik yağma; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’e yönelik tehdit; sanıklar ..., ... ve ... hakkında kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla suç örgütü kurup yönetmek; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan suç örgütüne üye olmak ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler, yakınan ...’a yönelik eylem nedeniyle sanıklar ... ve ... ile yakınan ...’e yönelik eylem nedeniyle sanık ... hakkında yağma suçu bakımından duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Yakınan...’e yönelik eylemin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, konut-işyerinde, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak ve suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla; yakınan ...’a yönelik eylemin, birden fazla kişi tarafından birlikte, işyerinde, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak ve suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (d) bendinin de uygulanması ve aynı yasanın 61.maddesi değerlendirilerek temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği,
Kovuşturma aşamasında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların eleştiriler dışında doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ..., ... ve ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53.maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılıp, sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümdeki yerine “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları
kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına”; diğer hükümlerdeki yerlerine ise, “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan, yakınan ...’a yönelik eylem nedeniyle sanıklar ... ve ... ile yakınan ...’e yönelik eylem nedeniyle sanık ... hakkında yağma suçu bakımından duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınanlar..., ... ve ...’a yönelik yağma suçundan kurulan hükmün temyiz itirazlarına gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık ...’in, işletme ruhsatı yeğeni sanık ... adına olan ... adlı işyerini vekaleten yakınan...’e sattığı, yakınan ...’in de işletme ruhsatını ortağı olan yakınan ... adına çıkarttırdığı, yakınan...’in bu işyerini devir aldıktan 2-3 ay kadar sonra tüm hisselerini kardeşi ...’e devrettiği, bu şekilde yakınanlar... ile ...’in ortak olarak bu yeri işletmeye devam ettikleri sırada sanıkların, verilen idari para cezasının gazinonun borcu olduğu iddiasıyla kendilerini tehdit edip 15.000 TL ödemelerini istediklerini yakınanların beyan ettikleri, sanıklar .... ve ...’in, ..., ... ve ...'a bir buçuk yıl kadar önce İznik'te bulunan ... isimli iş yerini 45.000 TL bedelle sattıklarını, işyerinin bir yıl kadar ...'in ismine olan ruhsatla çalıştırdıklarını, bu süre içerisinde yakınanların işyerine ait olan idari para cezalarını ödemediklerini, bu borcun toplam 18.000 TL olduğunu, bu parayı ödememeleri nedeniyle 18.000 TL’lik icranın ...'in evine gittiğini, bunun üzerine diğer sanık ... ile birlikte gidip yakınanlardan bu cezaları ödemelerini istediklerini beyan ettikleri, idari para cezasına konu ... İl Özel İdaresi İl Encümen Kararlarına dayanak olan 17.05.2008 ve 12.07.2008 tarihli tutanaklarda ise, yakınan ...’in ad ve imzasının bulunduğunun anlaşılması karşısında; idari para cezasına konu ... İl Özel İdaresi İl Encümen Kararlarına dayanak olan tutanakların tutulduğu tarihlerde anılan işyerini yakınanların fiilen çalıştırıp çalıştırmadıkları, bu süreçte idari para cezası verilip verilmediği, tutanaklardaki imzaların yakınan ...’e ait olup olmadığı, yakınanların fiilen çalıştırdıkları dönemde idari para cezası verilmiş ise, toplam idari para cezası miktarı ile suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne göre yakınanlardan istenen 15.000 TL paranın orantılı ve uyumlu olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp belirlendikten sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi ve sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nun 150/1.maddesi anlamında bir hukukî ilişki ve bu ilişkiye dayanan alacak bulunup bulunmadığı saptanıp sanıkların hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-) Eylemin, birden fazla kişi tarafından birlikte, işyerinde, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak ve suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla işlendiği, silahla işlendiğine ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, “telefon görüşmelerinde silah ve mermi atmaktan bahsedildiği, bu sebeple suçun silahla işlendiği yönünde mahkememize tam vicdani kanaat geldiği” biçimindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile aynı yasa maddesinin (a) bendi ile uygulama yapılması,
b-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanıklar ..., ... ve ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 02.07.2014 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'in katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.