Tebliğname No : Kanun Yararına Bozma- 2013/387710
Hırsızlık suçundan sanık M.. K..’ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1-son, 522, 55/3, 491/2-son, 61 ve 72. maddeleri gereğince 5 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Hendek Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2007 tarihli ve 2003/330 esas, 2007/58 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 02/12/2013 gün ve 2013-17967/72770 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2013 gün ve KYB/2013/387710 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30/12/2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre, suç tarihlerinin 2002 ve 2003 yılları olduğu hâlde, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye göre ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran karar tarihinde lehe Kanun’un, infaz Kanunları değerlendirilmeden belirlenmesi gerekirken infaz hükümleri karşılaştırılıp lehe Kanun belirlenerek uygulama yapılmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
1-5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri uyarınca maddi ceza yasalarının karşılaştırılarak lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, hükmün infazı sırasında tartışılması gereken, infaz yasaları yönünden de karşılaştırma yapılması,
2-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün, ilk eyleminde suç arkadaşlarıyla birlikte yakınana ait konuta açık olan mutfak penceresinden girmek suretiyle hırsızlık yaptığı ve ikinci eylemde hükümlünün suç arkadaşlarıyla birlikte yakınana ait otomobilden teyp çalmak isterken alarmın çalması nedeniyle hırsızlık suçuna kalkıştıklarının anlaşılması karşısında;
5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlünün yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, hükümlünün, 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b, 143, 31/3; 116/1-4, 119/1-c, 31/3; ayrıca ikinci eylemi nedeniyle 142/1-b, 35, 31/3. maddelerine karşılık 765 sayılı TCY.nın 492/1, 522 (Pek fahiş), 55/3, 491/2, 522 (Pek hafif), 61, 55/3. maddelerine uyan eylemleri nedeniyle denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
Usul ve Yasaya aykırı olduğundan,
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.12.2013 gün ve 2013/387710 sayılı gönderme yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü hakkında Hendek Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen 22.02.2007 ve 2003/330-2007/58 Esas-Karar sayılı kararın CMK’nın 309/4-b maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy