Tebliğname No : 6 - 2011/131057
MAHKEMESİ : Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/01/2011
NUMARASI : 2010/197 (E) ve 2011/9 (K)
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Hırsızlık suçunun, basit hali TCK 141. maddesinde; hırsızlık suçunun nitelikli halleri ise aynı Kanunun 142. maddesinde gösterilmiştir.
Suçun nitelikli hallerinden “elde veya üstte taşınan eşyayı, çekilip almak suretiyle gerek özel beceriyle” alınan hali de, aynı Kanunun 142. maddesinin 2. bendinde anlamını bulmuştur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malın zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, “yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Cebir veya tehdit unsuru her zaman açık veya net olmayabilir. Bu gibi durumlarda zor ögesinin, yağma boyutuna ulaşıp ulaşmadığı olay bazında incelenir.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olmalıdır.
Cebir–şiddet, mağduru men ederek ve zorlayarak failin istediği davranışa sokacak fiillerdir. Mağdurun elinde veya üstünde taşıdığı bir eşyanın mağdurun direnmesine fırsat kalmadan ani bir hareketle çekip alınması durumunda yağma suçundaki cebir unsurundan bahsedilemez. Başka bir anlatımla yağma suçunun oluşumu için mağdurun direnç göstermesi, bu direncin kırılması için cebir uygulanması ya da en baştan mağdurun direnebileceği öngörülerek direnmesini engellemek amacıyla zor kullanılması şarttır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
İddia, savunma ve tanık anlatımına göre; yakınanın, kardeşi Zühal Met'le cadde üzerinde yürüdükleri sırada sanığın karşıdan gelerek ani bir hareketle yakınanın boğazını tutmadan boynundaki kolyesini sert bir hareketle çekip kopararak, alıp olay yerinden ayrılmaya çalıştığı sırada çevredeki vatandaşlar tarafından yakalandığı olayda, yağma suçundaki zor unsurunun gerçekleştiğinin kabulünün olanaklı olmadığı, bu hali ile eylemin 5237 sayılı TCK'nun 142/2-b maddesine uyan nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu dikkate alınmadan, suçun hukuki vasfının takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Mahkemece 5271 sayılı Yasa'nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanların görevlendirilmesi nedeniyle, savunmanlara ödenen avukatlık ücretinin, çocuk sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy