MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma suçunun vasfındaki değişiklik nedeniyle kasten yaralama,tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İddianamede ... dışındaki sanıkların, olay gecesi katılanı darp etmelerinden sonra şikayetçi olmaması için tehdit ettikleri şeklinde dava konusu edilen suç isnatları yönünden mahkemece zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Oluşa ve dosya içeriğine göre olay gecesi sanık ...'ın, kasten yaralama suçunu işlemesinden sonra katılanı şikayetçi olmaması için diğer sanıklarla birlikte “sonunu sen düşün” diyerek tehdit ettiğinin, gündüz vakti saat 17.00 sıralarında ise şikayetini geri almadığı takdirde öldüreceğini söyleyerek tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın bu eylemleri bir bütün olarak TCK'nın 106/2-c, 43/1 maddelerine uygun birden fazla kişi ile zincirleme tehdit suçunu oluşturduğu halde TCK'nın 106/1 maddesinin 1. cümlesi ile uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanık ...'ın sabıkasındaki... Sulh Ceza Mahkemesinin 30/09/2005 tarih 2005/35 – 65 Esas ve Karar sayılı kasten yaralama suçundan 765 sayılı TCK'nın 456/4 maddesine göre doğrudan verilmiş 380-TL adli para cezasının karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğunun gözetilmemesi ve TCK'nın 58. maddesine göre tekerrüre esas alınması,
b) Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) İştirak halinde işlenen suçlarda sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin CMK 326/2 maddesine göre sanıklara ayrı ayrı yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıklardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53.maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” cümleleri yazılmak suretiyle, sanık ... yönünden kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen hükümlülük kararlarındaki “TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına” ilişkin “6” numaralı fıkraların çıkartılması suretiyle ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasındaki “müteselsilen” kelimesinin çıkartılarak yerine “eşit olarak” yazılmak suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/05/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy