MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Cumhuriyet Savcısının kanun yararına bozma istemi üzerine, Dairemizin 02.11.2009 gün ve 2007/17705 – 2009/14132 sayılı ilamı ile “Mahkeme’nin 08.07.2007 tarih ve 2006/232 esas, 2007/72 sayılı gerekçeli kararının sanık müdafiine yöntemine uygun olarak tebliğ edilmediği ve bu nedenle kararın kesinleşmediği” belirtilerek, sanık müdafiine yeniden tebligat yapılması için dosyanın mahalline iade edilmesi üzerine, gerekçeli kararın sanık müdafiine 01.03.2007, sanığa ise 29.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin temyiz etmemesine karşın, sanığın 5.4.2010 tarihinde kararı temyiz ettiği anlaşılmış ise de;
Sanık savunmanına usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilen ve süresinde temyiz edilmeyen hükmün, sonradan gereksiz yere sanığa tebliği temyiz süresinin başlangıcını değiştirmeyeceğinden, yasal süre içerisinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanık ...’ın bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, kanun yararına bozma isteminin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca talepte bulunulduğunda değerlendirilmesine, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy