MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Süresinden sonra olan ve ayrıca hükmolunan cezanın miktarına göre de, sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
Dosya içinde bulunan, 03.06.2014 tarihli duruşma tutanağının oturum başlığında ve sonunda, aynı üye Hakim isim-siciline iki kez yer verildiği, fiziki imzalarınsa mevcut olmadığı, UYAP sisteminden alınan e-imzalı duruşma tutanağında iki ayrı üye hakim isim-siciline yer verildiği ve gerekçeli karardakilerle aynı olduğu; 05.07.2012 günlü, 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 02.07.2012 tarihli, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 95. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 38. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 38/A maddesinin 3. ve 5. bendi ile, “Bu kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve kararın elektronik ortamda düzenlenip güvenli elektronik imza ile imzalanabileceği” ve “elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP'ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belgenin geçerli kabul edileceğinin” düzenlenmesi karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıkların adli sicil kaydında yer alan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlar için, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca mahkemesine yerinde ihbarda bulunulması olanaklı kabul edilmiştir.
I-Sanıklar ... ve ... hakkında 04.03.2014 tarihli yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) TC. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretlerinin sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık ... için görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
2-) Yargılama masrafının 6183 sayılı Kanunun 106. maddesinde belirlenen 20 TL’den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince Hazineye yükletilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının ve sanık ...'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından, “yargılama giderine” ilişkin bölümler çıkarılarak, “yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına” karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında 2014 yılı Ocak ve sanık ... hakkında 05.03.2014 tarihli yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; 05.03.2014 tarihli yağma suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Oluş ve dosya içeriğine göre, yakınan Hatice'nin kendisinin hastanede bulunduğu sırada arayan oğlunun, sanıkların 05.03.2014 tarihinde saat 16:30 sularında evlerine gelerek, oğlunu dövmek ve başını belaya sokmakla tehdit edip, korkutarak evde bulunan süpürge, ütü, halı ayrıca künyeyi alıp gittiklerini söylemesi üzerine evine gittiğinde evinin dağıtılmış ve bahsi geçen eşyaların alınmış olduğunu anladığını, oğlunun başına bir şey gelir endişesi ile ilk başta şikayetçi olmadığını, ancak sanık ...'in 08.03.2014 tarihinde evlerine geldiğini, kim olduğunu sorduğunda oğlunun kendisini tehdit ederek eşyalarını alan kişi olduğunu söylemesi üzerine polise ihbarda bulunduğunu, sanıkların daha önce de oğlunun montunu ve okul harçlıklarını zorla aldıklarını öğrendiğini beyan ettiği,
Katılanın kollukta alınan beyanında; 08.03.2014 tarihinden 2 ay kadar önce karşısına çıkan sanıklardan ... parasının olup olmadığını sorduğunu, “yok” demesine rağmen üzerini arayan sanık ...'un montunun cebindeki 10 TL parasını bulup aldığını, montunun güzel olduğunu söylediğini, sanık ...'in montunu çıkarmasını isteyip “deneyip geri vereceğim” diyerek alıp giydiğini, ceketini de kendisine verdiğini, ....'ne gidiyoruz” dediklerini, istemediği halde zorla götürdüklerini, yolda “bir şey mi kullanıyorsun?” diye sorduklarını, “yok” deyince, ... vurmaya başladığını, ikisinin bir motora binip ayrıldıklarını, ... “ceket sende kalsın, montunu sonra vereceğim” dediğini, 2 hafta sonra ... karşılaştıklarını, sanığın kendisinden ceketini istediğini, montunu istediğinde yanında olmadığını söyleyip “sonra getireceğim sen ceketi getir” dediğini, ceketi verdiğini, sonrasında montunu istediğinde ... “sonra getireceğim” diye kendisini geçiştirdiğini beyan ettiği,
Sanıkların aşamalarda yakınandan zorla para almadıklarını ve yakınanın montunu rızasıyla sanık ...'in ceketiyle karşılıklı olarak birkaç günlüğüne değiştiklerini beyan ederek suçlamayı kabul etmedikleri,
Katılanın 05.03.2014 tarihinde evine gelen, yaklaşık 3 yıldır eski mahallesinden tanıdığı ve dosya kapsamı itibariyle olumlu sosyal davranışları olmayan sanıkların evdeki eşyaları zorla alıp götürmesi ile olayların başka bir boyuta bürünmesine kadar, Ocak 2014 yılında yaşandığını iddia ettiği bu olayı annesine ya da başkasına anlatmadığı gibi, sanıklarla görüşmeye de devam ettiği hususu, sanıkların savunmalarıyla bir arada değerlendirildiğinde; sanıkların katılana ne şekilde cebir, şiddet, tehdit ve/veya zor kullanarak parasını ve montunu aldıklarına dair delillerin nelerden ibaret olduğu ve katılanın soyut iddialarına hangi nedenlerle üstünlük tanındığı karar yerinde denetime olanak verecek şekilde gösterilip tartışılmadan, genel ifadelerle geçişler sağlayıp, yağma suçundan yazılı biçimde uygulama yapılması,
2-)Katılanın kollukta alınan beyanında 05.03.2014 tarihli olayın saat 16:30'dan sonra gerçekleştiğini belirttiği, UYAP'tan yapılan sorgulamaya göre güneşin suç tarihinde saat 18:00'de battığı ve gece sayılan zaman diliminin saat 19:00'da başladığının anlaşılması karşısında; (05.03.2014 tarihli) yağma eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesindeki gece sayılan zaman diliminde gerçekleştiğine ilişkin kanıtlar karar yerinde gösterilip tartışılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (h) bendi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının ve sanık ...'un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, (sanıklar hakkında 2014 yılı Ocak tarihli yağma suçundan kurulan ve sair yönleri incelenmeyen; sanık ... hakkında 05.03.2014 tarihli yağma suçundan kurulan) hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy