MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Olay sonrası kollukça yapılan araştırma sırasında sanığın kaçış istikametinde bulunan iş yerlerinden temin edilen kamera görüntüleri incelenerek yapılan eşkal tespiti sonrasında eşkale uyan kişilere ait fotoğraflar yakınan ...’a gösterildiğinde yakınanın o tarihte cezaevi firarisi olan sanığı 4 kişi arasından tanıyıp teşhis ettiği, bunun üzerine Buca Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çoklu ortamda yaptırılan canlı teşhiste yakınanın sanığı yine kesin olarak teşhis ettiği ve bu teşhisini kovuşturma aşamasında da huzurda bulunan sanığın kendisini yağmalayan kişi olduğunu söyleyerek sürdürdüğü, böylece sanığa yüklenen suçun sabit olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 3. Fıkrasındaki “İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğine” ilişkin hükmün uygulanabilmesi için; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanıp 5275 sayılı Kanunun 108/1. maddesi uyarınca infazı yapıldıktan sonra tekrar suç işleyerek ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması
gerektiği, sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan İzmir 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 5.12.2006 tarih, 2004/1347 Esas ve 2006/761 Karar sayılı ilamında mükerrirliğe ilişkin bir hüküm bulunmadığı, hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7. maddesi gereğince “Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, şartları oluşmadığı halde yazılı şekilde sanığın 2.kez mükerrir olduğunun belirtilmesi,
2-TC. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanının ücretinin sanıkdan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin kısımla yargılama giderlerine ilişkin bölümden “2 müdafiii masrafı 750 TL ve toplam 822 “ibaresinin çıkarılarak, tekerrür uygulaması yerine, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/1347 Esas, 2006/761 Karar sayılı hükmü ile verilen mahkumiyetin tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla Türk Ceza Yasasının 58/6-7. maddeleri gereğince verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, yargılama giderlerine ilişkin kısma “9 tebligat masrafı toplam 72.TL” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy