MAHKEMESİ : Adana(Kapatılan) 8. Ağır Ceza Mahkemesi (TMK 10. Maddesi ile Görevli)
TARİHİ : 25/07/2013
NUMARASI : 2012/32 (E) ve 2013/165 (K)
SUÇ : Yağma
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Red, Onama, Bozma
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık M.. C.. savunmanı Avukat M... İ... Ş... tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Yakınan M.. A..'e yönelik yağma suçundan hükmolunan cezanın miktarına göre, sanık M.. C.. savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE;
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/04/2000 tarih 2000/1818 hazırlık, 2000/3097 Esas sayılı iddianamesiyle, (ölen) sanık A.. T..'un 1999 yılı içinde Konya cezaevinde tutuklu olarak bulunduğu sırada elde edilemeyen cep telefonu ile yakınan A.. S..'yı arayarak 1.800.000.000 TL bedelli çek vermesi için tehdit edip, çekin gönderdiği kişiye teslimini istediği, yakınanın Abdullatif'inde İ... E... adlı tanıdığından 1.500.000.000 TL bedelli hatır çekini alıp işyerine gelen ve Ali tarafından gönderilen (ölen) sanık Ö... T..'a verdiği, Ökkeş'inde bu çeki sanık Ö.. K..'e götürdüğü, sanık Ömer'inde gasp suçu işlenerek elde edildiğini başlangıçtan beri bildiği çeki kabul edip kırdırmaya çalıştığı iddiasıyla sanık Ömer'in 765 sayılı TCK'nın 496, 65/3, 522. maddeleri gereğince cezalandırılması istendiği halde, hakkında hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında; bu eylemle ilgili zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Hüküm fıkrasında sanık M.. C..'ın soyadının “C..” olarak gösterilmesi yerinde giderilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
I-Sanık Ö.. K.. hakkında yakınan A.. S..'ya yönelik (2000 yılı Ocak ayında işlediği) yağma; sanıklar M.. C.. ve R.. Ö.. hakkında yakınan O.. Ö..'a yönelik yağma; sanıklar M.. C... ve Ö.. K..hakkında yakınan M.. A..'e yönelik yağma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede:
Oluş ve dosya kapsamı ile mahkemenin kabul ve gerekçesine göre; yakınan M.. A..'e yönelik yağma suçunun olay anında tutuklu olarak kaldığı cezaevi koğuşunda işlediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar M.. C.. ve Ö.. K.. hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (d) bendi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği,
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği, Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca eleştiri dışında cezaların doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, sanık M.. C.. ve savunmanı ile sanıklar Ö.. K.. ve R.. Ö.. savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık M.. C.. savunmanı Avukat M.. İ.. Ş..'nun duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, sanık M.. C..'ın yakınan O.. Ö..'a yönelik yağma suçu yönünden duruşmalı, diğer suçlar ve sanıklar yönünden ise duruşmasız temyiz incelemesi yapılan hükümlerin tebliğname gibi ONANMASINA;
II-Sanık Ö.. K.. hakkında yakınan O.. Ö..'a yönelik yağma; sanıklar M.. C.. ve Ö.. K.. hakkında yakınan N.. E..'a yönelik yağma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede:
Bir başkasının, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Malın alınması veya verilmesini temin için zilyetin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmaktadır. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamakta ve bu durumda failin malı doğrudan alması söz konusu olmaktadır. Yani mağdur malı teslim etmektedir. Bu suçla korunan hukuki değer yalnızca malvarlığı değil, aynı zamanda kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığıdır. Yağma, icrai hareketle işlenebilen bir suç tipidir ve bu suçun maddi unsuru hareket kısmıdır. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkartmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir.
1) Yakınan N.. E..'ın 01.02.2000 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına yaptığı müracaat ile alınan ifadesinde; 20/21 Kasım 1999 tarihinden beri ... Kapalı Cezaevinde gasp suçundan tutuklu bulunup, olayın müştekisinin N... Z... isimli bir bayan olduğunu, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığını, koğuşta konuyu anlatınca sanık M.. C..'ın araya girip, Nilüfer'in H...isimli dostunu tanıdığını söyleyerek, “Biz senin işini yaparız” dediğini, koğuşta yakalanan cep telefonu ile Hilmi ve Nilüfer ile görüştüğünü, sulh olmak için 4.000 Amerikan Doları istediklerini, vermediğini, daha sonra sanıklar M.. C.. ile (ölen) A.. T..'un “Senin işini yaptık, kadın davasından vazgeçecek, bize komisyon olarak iki adet senet imzala” dediklerini, defterin arasından 2 adet boş bono çıkarıp, nasıl yazacağı konusunda talimat verdiklerini, sanıkların yanında Aralık ayı içerisinde 4.250.000.000 ve 2.250.000.000 TL'lik iki adet senet düzenlediğini, senetlerin alacaklı bölümüne sanık Ö.. K..'in adını yazdığını, sanık Ömer'i hiç tanımadığını ve görmediğini, bu senetlerin işinin yapılacağına dair söz verilip komisyon olarak alındığını, senetleri sanıklar Murat ve Ali'nin aldığını, senetlere eski bir tanzim tarihi yazdığını, her iki senedi de imzalarken yanında sanıklar Murat ve A.. T.. ile birlikte sadece olayın tanıklığını yapan A... A..'ın bulunduğunu, koğuştaki diğer arkadaşların olayı görmediğini, manevi baskı ile düzenletilen senetlerin geri verilmesini istediğini, koğuştan çıkacağını öğrenen sanık Murat'ın 30 Ocak Pazar günü kendisini dövdüğünü, sanıklar Murat ve Ali'den şikayetçi olduğunu beyan ettiği,
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.03.2000 tarih 2000/1625 hazırlık 2000/2816 Esas sayılı iddianamesinde özetle; birlikte kaldıkları Konya Kapalı Cezaevindeki 2 numaralı koğuşta yakınan N.. E.. üzerinde manevi baskı kurup, onu korkutan ve zaman zamanda tutuklanmasına neden olan gasp olayının mağduresi Nilüfer'i davasından vazgeçirtecekleri konusunda umut veren sanıklar M.. C.. ve (ölen) A.. T..'un, sanık Ö.. K.. tarafından görüş sırasında cezaevine getirilen alacaklısı da sanık Ömer olan adli emanetin 2000/152 sırasında kayıtlı 4.250.000.000 TL ve 2.250.000.000 TL tutarındaki iki adet bonoyu yakınan Necati'ye zorla imzalattıklarının iddia edildiği, Yakınan Necati'ye yargılama aşamasında ulaşılamadığı için tekrar beyanının alınamadığı, Sanıkların hiçbir aşamada senetleri zorla aldıkları yönündeki iddiayı kabul etmedikleri, Tanık A..A..'ın Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2000/107 esas sayılı dosyasındaki 18.05.2000 tarihli oturumunda alınan ifadesinde özetle; yakınan Necati'nin işlediği gasp suçunun mağduru bayanın zararını gidererek şikayetinden vazgeçirtip cezaevinden kurtulmak amacıyla sanıklar Murat ve (ölen) Ali'yi aracı kıldığını, taraflar
arasında görüşmeler yapan bu sanıkların esnaf olarak tanıttıkları sanık Ömer vasıtasıyla zararı gidereceklerini belirtmeleri üzerine yakınan Necati'den teminat olarak suça konu senetleri aldıklarını, bu senetlerin imzalandığı anı görmediğini, ancak zorla imzalanmadığına şahit olduğunu, yakınan Necati'nin cezaevinden kurtulmasına yardımcı olunması için sanıklara yalvarıp ağladığını, cezaevinden çıkmasının kolaylaşması için ödeyebileceği miktarı kabul ederek senetleri imzaladığını söylediği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında, somut olaya gelince; sanıklar M.. C.. ve Ö.. K..'in yakınan N.. E..'a yönelik yağma suçunda, iddianamede bahsi geçen manevi baskı kurma ve korkutma eylemleri ile neyin kasdedildiği ve suçun zor unsurunu oluşturan cebir ve tehdidin olayda ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıklar M.. C.. ve (ölen) A.. T..'un cezaevinde bulunan ancak elde edilemeyen cep telefonu ile suç tarihinden 25 gün kadar önce yakınan O.. Ö..'ı arayıp tehdit ederek ilk önce 60.000 Alman Markı hazırlamasını istedikleri, yakınan Osman'ın bu miktarda ödeme yapamayacağını belirtmesi üzerine, tekrar aramalar yapıp aynı tehditlerle 30.000 Alman Markı isteyerek para taleplerini yineledikleri, bu aşamada sanık R.. Ö..'nün aracılık yapma gerekçesiyle devreye girip sanıklar Murat ve Ali'den telefonla aldığı talimatları ileterek yakınan Osman'ı ödeyebileceği daha az miktarda parayı vermeye ikna ettiği, yakınan Osman'ın suç tarihinde 1.500.000.000 TL'yi sanık Recep'e teslim ettiği, onunda bu parayı alarak sanık Murat'ın talimatı doğrultusunda sanık Ö.. K..'e bıraktığı, sanık Ömer'inde paranın bir kısmını sanık Murat'ın söylediği kişi ve yerlere verdikten sonra kalanını sanık Murat'a gönderdiği, suça konu paranın yakınandan alınması aşamasında yer almadığı, olay nedeniyle yakınanla hiç yüzyüze gelmediği gibi tehdit eylemine de katılmadığı, sadece suçtan elde edildiğini bilerek aldığı parayı sanık Murat'ın talimatlarına göre dağıttığının anlaşılması karşısında; sanık Ö.. K..'in yakınan O.. Ö..'a yönelik eyleminin bir cürümden hasıl olan şeyi kabul etmek suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3) Kabule göre de; yakınan Necati'ye yönelik yağma eylemine doğrudan katılan sanık Ö.. K.. hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39/1. maddesiyle uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. C.. ve savunmanı ile sanık Ö.. K.. savunmanının temyiz dilekçelerinde ve sanık M.. C.. savunmanı Avukat Muhammet İ.. Ş..'nun duruşmada ileri sürdüğü itiraz ve savunmalar bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık M.. C..'ın yakınan N.. E..'a yönelik yağma suçu yönünden duruşmalı, diğer suçlar ve sanık yönünden ise duruşmasız temyiz incelemesi yapılan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sanık Ö.. K..'e yakınan N.. E..'a yönelik eylem nedeniyle verilen ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 01/07/2015 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ......'ın katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy