Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 109/3-b, 29/1 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 1 gün hapis, iki kez 2 ay 1gün hapis ve 3 yıl 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2007 tarihli ve 2006/250 Esas, 2007/215 sayılı kararın kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 16/04/2014 tarihli ve 2006/250 Esas, 2006/215 ek kararına yapılan itirazın reddine dair ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/05/2014 tarihli ve 2014/578 değişik iş nolu kararını kapsayan kararına karşı Adalet Bakanlığının 30/09/2014 gün ve 2014/17572/60574 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2014 gün ve KYB/2014/338533 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 02/10/2014 tarihli görevsizlik kararı ile 13/10/2014 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/05/2014 tarihli kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebine dair dilekçede belirtilen hususların yargılama ve temyiz aşamasında inceleme konusu yapıldığından bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de, Mahkemesince sanık ... hakkında ceza tayin edilirken 5237 sayılı Kanun'un 109/3-b maddesi gereğine bir kat artırım yapılmış olup, aynı Mahkemenin 25/12/2002 tarihli ve 2001/544 Esas, 2002/320 sayılı kararı ile eylemi birlikte işlediği kabul edilen diğer sanık ... hakkında da beraat kararı verilmiş olması karşısında, bu durumun sanık lehine bir durum meydana getirebileceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Ceza yargılaması şekli değil, maddi hakikat arar. Ceza yargılaması faaliyeti ile bir kimsenin belli bir eyleminin ceza hukuku normu karşısındaki durumunun belirlenmesini gerektirir.
Yargılama sonunda ... eyleminin suç teşkil etmediği sonucuna varıldığı takdirde ... cezalandırılması gereksiz olduğu sonucuna varılır. Eylem suç teşkil ediyorsa mahkumiyet, suç teşkil etmiyorsa beraat kararı verilir.
Yargılama faaliyeti her zaman sona ermez. Ceza uyuşmazlığı çözülmüş olur. Ancak verilen hükmün gerçeğe uygun olup olmadığı tartışılabilinir.
Bu durumda kanun koyucu koyduğu kurallara göre hüküm ikinci bir aşamada ele alınabilir. Bu yasa yolu aşamasıdır.
Yargılamanın sonunda ortaya çıkan kesin hüküm ikinci bir yargılamaya engel olmaktadır.
Hükmün kesinleşmesinden sonra hükümde aykırılık olduğunun sanılması halinde, kanun sınırlı olarak saydığı sebeplere göre önceden hükme bağlanmış uyuşmazlık hakkında yeniden yargılama yapılması olanaklıdır. Yargılamanın yenilenmesini istemek için yasada açıklanmış bulunan (CMK 311 - 314. maddeleri) nedenlerden birinin gerçekleşmiş olması şarttır. Yargılamanın yenilenmesi istemi bazı biçimsel koşullara bağlanmıştır. Bir sebebe dayanılarak açılan muhakemenin yenilenmesi davası reddedilirse de yeni bir sebebe dayanılarak yeniden bir dava açılabilir. Şüphenin geri gelmesi niteliğinde olmayan sebeplerde yenileme sebebi olamaz.
Somut olaya gelince;
... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/544 - 2002/320 sayılı 25.12.2002 günlü kararının gerekçesinde “.... kuşkulanması üzerine yanında çalışan ... ile mağdurlar ..., ..., ... ile ...'ı cep telefonunu bulmak amaç ve kastı ile evlerinden ve bulundukları yerlerden alarak işyerinin altındaki depoya getirdikleri sanık ...'in burada bu kişileri cep telefonunun kimin tarafından çalındığı konusunda sorgulayıp yukarıda doktor raporlarında belirtildiği şekilde dövdüğü kesin yargısına varılıp,
Sanıkların suçlarının sübut ve nitelendirmesi kısmında ise;
Sanık ... yönünden mağdurlar ..., ..., ... ve ...'ün özgürlüğü kısıtladığı yönünde özel kastın bulunmadığı sanığın mağdurlara karşı eyleminin 765 sayılı TCK'nun 456/4. maddesinde tanımlanan basit etkili eylem suçunu oluşturduğu;
Yakınmadan vazgeçen mağdur ...'a karşı eylemi için, kamu davasının düşmesine,
Sanık ...'in;
Yakınanlar ..., ...'a karşı eylemlerinden dolayı TCK'nun 456/4, 81/2. maddeleri uyarınca 2 ay 1 gün hapis (2 kez),
Sanık ...'in;
Yakınan ...'e karşı eyleminden dolayı ise; TCK'nun 456/4, 51, 81/2. maddeleri uyarınca 3 ay 1 gün hapis cezasına hükmedildiği,
Sanık ...'ın ise mağdurların özgürlüğünü kısıtlama suçunu işlediğini gösterir ve cezalandırılması gerektirir kesin ve inandırcı kanıt elde edilemediği gibi mağdurlara yönelik herhangi bir etkili eylemde bulunmadığından atılı suçtan beraatine şeklinde karar verilmiştir.
Sanık ... ve katılan - sanık ... ile katılan ... ve savunmanları tarafından anılan karara karşı yasal süre içinde açılan temyiz davası,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 09.02,2006 gün 2003/22009 - 2006/976 sayılı bozma kararı vermiştir. Bozma ilamının (II) olarak gösterilen ve sanık ... hakkında kurulan temyiz itirazlarının incelendiği bölümde ise,
Sanık ...'in mağdur ... 'ya karşı özgürlüğü kısıtlama suçundan açılan dava hakkında zamanaşımı içerisinde karar verilmesinin olanaklı bulunduğu,
Ancak;
1) Sanığın mağdurlar ..., ... ve ...’a karşı çalınan cep telefonunu bulabilmek bahanesi ile 24 saat ile 48 saat arasında zorla alıkonulup etkili eylemde bulunduğunun anlaşılması ve kabul edilmesi karşısında eylemine uyan 765 sayılı TCK'nun 179/2 - 3 (3 kez) yerine, yerinde görülmeyen gerekçe ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
2) ...
3) Sanığın yakınanlar ..., ... ve ...'e karşı eylemlerine uyan 765 sayılı TCY'nun 179/2-3, 81/2-3 (3 kez) maddeleriyle 5237 sayılı TCY'nun 109/2-3, 58. maddelerinin....
4) ...
...nedenlerle bozulup, yakınanlar ..., ... ve ...'a karşı eylemler nedeniyle sanık ...'in kazanılmış hakkının korunmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
05.12.2006 günlü oturumda sanık ...’in bozmaya karşı beyanı saptanıp, ardından da bozmaya uyma kararı verilmiştir.
Bozma sonrası ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2007 gün 2006/250-2007/215 sayılı karar ile,
Sanık ... yönünden;
Sanığın, ... ile birlikte nitelikli özgürlüğü kısıtlama suçunu işlediği kabulle,
Sanık ...'in mağdur ...'e karşı 5237 sayılı TCK'nun 109/2, 109/3-b, 29, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilip, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak sanığın sonuç olarak 3 ay 1 gün hapis cezası,
Sanık ...'in, mağdurlar ..., ...'a yönelik hürriyeti tahdit suçlarından iki kez 109/2, 109/3-b, 62; 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak dikkate alınarak sanığın sonuç olarak 21'er ay, 1'er gün hapis cezası,
Sanık ...'in mağdur ... 'ya yönelik hürriyeti tahdit suçundan ise 5237 sayılı TCK'nun 109/2. maddesi uyarınca 2 yıl hapis,
TCK'nun 109/3-b maddesi uyarınca 4 yıl hapis,
TCK'nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilerek 3 yıl 4 ay hapis cezaları, mağdur ... eylemi ile ilgili ayrıca TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ... savunmanı tarafından süresinde; sanık ... ve katılan ... tarafından süresinden sonra, açılan temyiz davasını inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi 01.11.2012 gün 2008/22454, 2012/18696 sayılı kararı ile sanık ...'in yakınanlar ..., ..., ... ve ...’e yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin Onanmasına karar vermiştir.
Sanık ...'in yakınanlar ..., ..., ... ve ...’e yönelik işlediği kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri bu şekilde kesin hüküm niteliğine kavuşmuştur.
Sanık ... vekilleri 17.12.2012 tarihli dilekçede TCK'nun 109/3-b maddesinin koşulları bulunmadığını bu maddi yanılgı nedeniyle karar düzeltmeye gidilmesinin ve infazın tedbiren durdurulmasını istedikleri,
... 5. Ağır Ceza Mahkemesi 20.12.2012 gün 2006/250 - 2007/215 sayılı kararı ile tashihi karar kurumunun kaldırıldığı yerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz yetkisinin tanındığı CMK 308. maddesi gereğince incelenmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.01.2013 gün KD - 2013/5099 sayılı yazısında “5271 sayılı Yasanın 308. maddesi uyarınca itirazı gerektirir maddi ve hukuki sebep bulunmadığından” itiraz yoluna gidilmediğinin belirtildiği,
Bundan sonraki aşamalarda da ... vekillerinin 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesine dayalı itirazları Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerinde görülmemiştir.
Sanık ... vekilleri 04.03.2013 günlü dilekçe ile olayda TCK'nun 109/3-b maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığını, müvekkillerinin suçu tek başına işlediğine dair tanık ... ve ...'ın tanık olarak dinlenmeleri istemli taleplerini yenilemekle,
... 5. Ağır Ceza Mahkemesi 18.03.2013 gün 2006/250 - 2007/215 sayılı kararı ile evrak üzerinden CMK 311. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden iadeyi - muhakeme talebinin Reddine karar verdiği,
... avukatlarının vaki itirazı üzerine, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2013 gün 2013/344 D. İş sayılı kararı ile itirazının Reddine karar verildiği,
... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2013 gün 2006/250 - 2007/215 sayılı karar ile ... vekilinin 27.09.2013 havale tarihli dilekçesindeki talepleri de reddedilmiştir.
Anılan karara 20.11.2013 havale tarihli dilekçe itiraz üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2013 gün 2013/1118 Değişik İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verdiği,
... vekili 14.02.2014 havale tarihli, ... 17.02.2014 havale tarihli dilekçelerinde ise suçun faili yönünden TCK'nun 109/3-b maddesinin uygulama koşulu bulunmadığı bu nedenle yargılamanın yenilenmesi istemi talepleri ise,
... 5. Ağır Ceza Mahkemesi 24.02.2014 gün 2006/250 - 215 sayılı kararı ile CMK 311. maddesindeki koşullar bulunmadığından vaki taleplerin reddine karar verdiği,
İtiraz üzerine;
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2014 gün 2014/288 D. İşler sayılı kararı ile itiraz Red edildiği,
... vekilinin 04.04.2014 günlü ve aynı talepleri içeren şekilde yeniden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu,
... 5. Ağır Ceza Mahkemesi 16.04.2014 gün 2006/250 - 2007/215 sayılı karar ile bu yöndeki talebin CMK 311. maddesindeki koşulları içermediğinden ... vekilinin taleplerinin Reddine karar verdiği,
24.04.2014 havale tarihli ... vekilinin itiraz üzerine;
... 1. Ağır Ceza Mahkemesi 08.05.2014 gün 2014/578 Değişik İş sayılı kararı ile bu itirazın Reddine karar verdiği, izlenen süreç ve dosya içeriğine göre,
Hükümlü ... ve ... haklarında yukarıda adı geçen yakınanların hürriyeti tahdit suçlarından açılan kamu davası yürütülen yargılama sonunda hükümlü ...'in atılı suçlardan mahkumiyetine; ...’ın bu mağdurlara yönelik eylemleri ise gerekçe ile bir ölçüde çelişen farklı değerlendirmeden kaynaklanan bir uyuşmazlık hali içinde verilen Beraat kararı ise temyiz edilmeksizin kesin hüküm niteliğini almıştır. ... yönünden farklı değerlendirmeden kaynaklanan bir uyuşmazlık hali söz konusu olup, mevcut hal aleyhe sonuç doğurmayacak bir şekilde sadece ... yönünden kazanılmış hak oluşturmaktadır. ... için verilen bu karar hükümlü ... için bir ön mesele oluşturmadığı, yeni bir hal olmadığı gibi şüphenin geri gelmesi niteliğine de sahip değildir.
Bilindiği üzere ön mesele olmayan ve yeni bir hal olmadığı için şüphenin geri gelmesi niteliği de taşımayan sebepler yargılamanın yenileme sebebi de olamazlar. Kesin hüküm imtiyazının yani dokunulmazlığının tek istisnası olan muhakemenin yenilenmesi koşulları dosyamızda mevcut olmadığı ve aynı nedenlerle önceden red olunan itirazların ise bir kez daha dile getirilmesi yeni bir hal oluşturmadığı dikkate alındığında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2014 gün 2014/578 Değişik İş kararı itirazın Reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy