Esas No : 2014/1331
Karar No : 2014/3381
Tebliğname No : Kanun Yararına Bozma- 2013/266987
Hırsızlık suçundan sanık H.. G..'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son ve 81/2-3. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair BALIKESİR 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2001 tarihli ve 2000/1422 esas, 2001/922 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda malın değerinin azlığına rağmen aynı suçtan mükerrirlik hususunun yer almadığı ve bu durumun sanık lehine olduğundan bahisle sanığın 765 sayılı Kanun'un 492/1 ve 5237 sayılı Kanun'un 145. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 15/06/2005 tarihli ve 2000/1422 esas, 2001/922 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 05.08.2013 gün ve 2013/12697/50107 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2013 gün ve KYB/2013/266987 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 16.01.2014 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kumlunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesinde,
2-5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı infaz aşamasında, kazanılmış hakkın suçun nitelendirilmesi ve uygulanan kanun maddeleri yönünden olmayıp cezanın süresi yönünden olması gerektiği gözetilmeden kesinleşen karardaki uygulama maddesi de değiştirilerek, karma uygulama yapılmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının
belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. Bu nedenle,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlüler yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hırsızlık suçu nedeniyle 5237 sayılı TCY.nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesi için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek, hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1-son, 81/2-3. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1, 53/1, 116/1-4, 119/1-c, 53/1.maddeleri uyarınca her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılıp lehe olan yasanın yapılacak uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeyerek kesinleşen karardaki uygulama maddesi de değiştirilerek karma uygulama yapılması,
Usul ve Yasaya aykırı olduğundan,
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.09.2013 gün ve 2013/266987 sayılı gönderme yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü H.. G.. hakkında Balıkesir 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen, 15.06.2005 gün ve 2000/1422- 2001/922 Esas ve Karar sayılı ek kararın CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine,infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy