Tebliğname No : 5 - 2013/382826
MAHKEMESİ : Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2005/166 (E) ve 2005/154 (K)
SUÇ : Yağma, hırsızlık, görevi yaptırmamak için direnme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine 15.06.2005 tarih ve 2005/166-154 esas sayılı kararın hükümlünün son adresine tebligata çıkarıldığı ancak adresten ayrılması sebebi ile tebligatın iade edildiği, bu kez mahkemece hükümlünün adres araştırılması yapıldıktan sonra 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebligat yapılması gerekirken adres araştırmasında bulunulmadan doğrudan 35. maddeye göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu bağlamda hükümlünün 08.11.2013 günlü eski hale getirme talebinin yerinde ve temyiz isteminin de süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9.maddesinin üçüncü fıkrasında, lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya, önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili tüm hükümlerinin birbirlerine karıştırılmaksızın uygulanmasını ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini gerektirmektedir.
Bu belirleme, herhangi bir inceleme, araştırma, kanıt tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmeyen; eylemin suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması ya da önceki hükümle belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdiri gerektirmemesi gibi hallerde, evrak üzerinde yapılabilecektir.
Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmiş olması, cezanın, 5237 sayılı TCY'nın 61. maddesi gözetilerek tayin ve takdirinin gerekmesi, artırım ve indirim oranlarının belirlenmesinin takdiri gerekmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihinin söz konusu olması, seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerin değerlendirilmesinin gerekmesi gibi durumlarda, duruşma açılarak değerlendirme yapılmalıdır.
Somut olayın incelenmesine gelince:
Hükümlünün 2 suç arkadaşı ile birlikte olay gecesi saat 04:00-04:30 civarında her iki yakınanın da oturduğu Murat sitesine geldikleri, önce yakınanlardan İ.. K..'nun 09....... plakalı Doğan L marka kapısı kilitli aracının kapısını açıp düz kontak yapmaya çalıştıkları ancak aracı çalıştırmaya uğraşırken farkedildiklerini anlayınca aracı bırakıp kaçtıkları, daha sonra ise diğer yakınan H.. S..'ın aynı site içerisindeki 06 ..... plakalı Doğan SLX marka aracına yönelip onun da kapısını açtıktan sonra düz kontak yaptıkları, ancak önceki olay sebebi ile haber verilen kolluk görevlilerinin hükümlü ve arkadaşlarını araç içerisinde görünce takibe başladığı, 100-150 metre ileride henüz siteden de çıkmadan aracı sıkıştırdıkları, hükümlünün suç arkadaşlarının birini araç içerisinde yakaladıkları hükümlünün ise araçtan elindeki bıçağı çıkartarak inip kendisini yakalamak isteyenlere “yaklaşmayın, yoksa bıçağı sokarım” diyerek olay yerinden uzaklaşmaya çalışmış ise de kolluk görevlileri tarafından etkisiz hale getirilerek yakalandığı olayda sanığın eylemleri sabit görülerek Aydın 2.Ağır Ceza Mahkemesinin dairemizce onanarak kesinleşen 22.04.2004 gün ve 2003/340-2004/162 sayılı kararıyla; yakınan İbrahim'e yönelik eylem sebebi ile 765 sayılı TCK’nun 493/1-son, 61, 522, 59. maddeleri gereğince belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası ile, diğer yakınan Hakan'a yönelik eylemi ile ilgili olarak ise anılan Yasanın 495.maddesi yollamasıyla 497/1, 522, 62.maddeleri gereğince belirlenen 14 yıl 22 ay hapis cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; yakınan İbrahime Yönelik eylemin aynı Yasanın 142/2-d, 35, 62/1. maddelerine; Hakan'a yönelen eylemin ise 142/2-d, 35, 62 ve 265/1-3-4, 62. maddelerine uyduğundan söz edilip 5237 sayılı Yasanın hükümlü lehine olduğuna dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da;
1-Hükümlünün eylemi bir aletin anahtar gibi kullanılarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine, anılan Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması,
2-Tanık İsmail'in saat 04:00 sıralarında uyandığında yakınan İbrahim'in aracı ile uğraşan 3 kişi gördüğünü söylediği ve yakalandıklarında da bunların hükümlü ve arkadaşları olduğunu teşhis ettiği, ihbar tutanağında ise 04:30 civarında haber verildiğinin belirtildiği, UYAP'tan alınan kayda göre de güneşin 05:42'de doğduğunun anlaşılması karşısında hükümlü hakkında 5237 sayılı Yasanın 143.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
3-Kasıtlı suçtan mahkumiyet hükmü verilen sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
4-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre yakınan İbrahim'e yönelik hırsızlık; önceki yasada düzenlenen dolaylı yağma suçuna 5237 sayılı Yasada yer verilmediği de gözönüne alındığında yakınan Hakan'a yönelik hırsızlık ve görevli memura direnme suçları nedeniyle temel cezanın 5237 sayılı TCK’nun 61.maddesindeki ölçütlerde gözetilerek ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve cezanın bireyselleştirilmesini gerektiren takdir hakkının kullanılması durumunda duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü U.. T..'in temyiz itirazı ile tebliğname içeriği bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy