MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/10/2014 günlü kenar yazısı, 28/12/2006 ve 16/10/2014 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Oluş ve dosya içireğine göre, sanığın eylemleri bir bütün halinde şantaj suçunu oluşturduğu düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı ise de;
Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 192/1, 102/4. ve 104/2-3. maddelerine göre, hükümden önce 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 107. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4. ve 104/2-3. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının, suç tarihi olan 05.11.2000 tarihinden inceleme gününe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 03.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.