Hırsızlık ve memura yalan beyanda bulunmak suçlarından sanık ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1, 343/2 ve 81. (iki kez) maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 6 gün ve 7 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2003 tarihli ve 2003/579-1272 sayılı kararını müteakip, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebine ilişkin olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçuna ilişkin olarak; yeni Türk Ceza Kanununda düzenlenmeyen 765 sayılı Kanun’un 81. maddesinin tatbikinden vazgeçilerek, 2 sene hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 15/06/2005 tarihli ve 2003/579-1272 sayılı ek kararı ile sanığın üzerine atılı memura yalan beyanda bulunmak suçuna ilişkin olarak; lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 206. maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair aynı Mahkemenin 17/03/2006 tarihli ve 2003/579-1272 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09/12/2013 gün ve 2013/18515/75017 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2013 gün ve KYB/2013/393679 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23/01/2014 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kumlunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkânı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre;
... 1. Asliye Ceza Mahkemesi 15.06.2005 gün 2003/579 esas ve 2003/1272 karar sayılı ek kararı ile; hırsızlık suçu açısından duruşma açılmaksızın kurulan uyarlama kararına ilişkin sanık ... ...'ın yokluğunda verilen hükmün tebliğine ilişkin evraka dosya içerisinde rastlanmadığı, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi 17.03.2006 gün 2003/579 esas ve 2003/1272 karar sayılı ek kararı ile; memura yalan beyanda bulunma suçu açısından duruşma açılmaksızın kurulan uyarlama kararına ilişkin sanık ... ...'ın yokluğunda verilen hüküm 07.04.2006 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve yönteminin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, 17.03.2006 günlü kararda ise, bu kurallara uyulmadığının anlaşılması karşısında;
Bu nedenlerle, kanun yararına bozma talebinde bulunulan her iki kararda henüz kesinleşmediğinden;
1- ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2005 tarihli 2003/579 esas ve 2003/1272 ek karar sayılı ve ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2006 tarihli 2003/579 esas ve 2003/1272 ek karar sayılı hükümleri kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2- ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2005 tarihli 2003/579 esas ve 2003/1272 ek karar sayılı ve ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2006 tarihli 2003/579 esas ve 2003/1272 ek karar sayılı uyarlama kararların hükümlüye, T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen ve “Yargıtay'da temyiz yolu açık olarak, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması ve beyanın tutanağa geçirilerek hakime onaylattırılması” hususuna ilişkin ihtaratın, yazılı olduğu şekilde usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2005 tarihli 2003/579 esas ve 2003/1272 ek karar sayılı ve ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2006 tarihli 2003/579 esas ve 2003/1272 sayılı uyarlama dosyalarına ilişkin olarak ayrı ayrı temyiz formlarının düzenlenmesi sağlanarak her iki dosya için ayrı ayrı esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 12.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy