MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yağma, hırsızlık, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle;
Yerel mahkemece verilen hüküm sanık ... yönünden duruşmalı olarak temyiz edilmekle, tayin edilen günde sanık...'e gönderilen duruşma gününü bildiren davetiyenin "adreste tanınmadığı" şerhi düşülerek Dairemize iade edildiği, savunmanı Av. ...'ün ise duruşma gününden usulen haberdar edildiği halde duruşma gelmediği, geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşılmakla, durumasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Üye ...'un 6526 sayılı Kanunla Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14/4. maddesinde yer alan son cümlenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Milletlerarası antlaşmalara aykırı olduğu, bu nedenle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması görüşü oyçokluğu ile reddedilerek yapılan incelemede;
Sanık... savunmanının, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması isteminin, hükmolunan cezanın miktarı nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasanın 318. maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE;
1-Sanıklar ...,..., ..., ..., ... hakkında yakınan ...’a karşı hırsızlık; sanıklar ..., ..., ... hakkında yakınan ...’a karşı yağma; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a karşı yağma; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a karşı yağma; sanıklar..., ..., ..., ...ve ... hakkında yakınan...’ya karşı yağma; sanıklar ..., ..., ...,...,...,..., ..., ..., ...ve ... hakkında yakınan ...’e karşı yağma; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a karşı yağma; sanıklar ..., ... ve ... hakkında yakınan...’e karşı hırsızlık; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan...’e karşı hırsızlık; sanıklar ...,... ve ... hakkında yakınan...’ya karşı hırsızlık; sanıklar ... ve ...hakkında yakınan ...’a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Denetime olanak sağlanması açısından ve infazda duraksamaya neden olmayacak biçimde sanıkların her bir yakınana karşı eylemleri nedeniyle,ayrı ve bağımsız biçimde değerlendirme yapılarak uygulama maddelerinin ayrı ayrı gösterilip hüküm kurulması gerekirken, yazılı biçimde topluca uygulama yapılması;
2-..., ..., ..., ...,...,..., ...,...,..., ...,..., ..., ... ve... hakkında çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak suçlarından; Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...hakkında yakınan ...’e karşı yağma; Sanıklar... ve ... hakkında yakınan...’a karşı hırsızlık; Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan...’a karşı yağma; Sanıklar ..., ...ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık; Sanık ... hakkında sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Çıkar amaçlı suç örgütü kurma, yönetme ve bu örgüte üye olma suçlarıyla TCK.nun 58/9. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için öncelikle, bir üst paragrafta belirtilen ve dosya kapsamının büyük çoğunluğunu oluşturan suçların esası hakkında inceleme yapılması gerekmekte olup, dosyanın bir bütün halinde değerlendirilebilmesi için, anılan suçlarında bozulması zorunluluğu;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... ve savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, 16.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY:
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 105/6. maddesi ile yürürlükten kaldırılan; ancak, aynı Kanunun geçici 2/4. maddesi uyarınca, bu mahkemelerde açılmış olan davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bakmakla görevlendirilen, CMK’nın yürürlükten kaldırılan 250/1. maddesine göre görevli mahkemeler, 6 Mart 2014 tarihli, mükerrer 28933 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14/1. maddesi gereğince kaldırılmışsa da, anılan maddenin 4. fıkrasına, “Bu mahkemelerce verilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Yargıtayın dairelerinde bulunan dosyaların incelenmesine devam olunur.” hükmü konulmuştur. Sözü geçen bu hüküm, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırıdır. Şöyle ki;
1-Özel yetkili mahkemeler, “Adil Yargılanma Hakkı” ve “Yargı Birliği”ni sağlamak amacıyla kaldırılmıştır. Bu husus, anılan Kanunun genel gerekçesi ile sözü geçen madde gerekçesinde belirtilmiş; tüm ağır ceza mahkemelerinin aynı usul kurallarına tâbi olması amaçlanarak, adil yargılanma hakkı için gerekli olan özel soruşturma ve kovuşturma usullerine son verilmesi amaçlanmıştır.
Ancak, 6526 sayılı Kanunla Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen geçici 4/4. maddesine eklenen son cümle ile özel-genel mahkeme ayrımı sürdürülmekle; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10; “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36; “Kanuni hâkim güvencesi” başlıklı 37 ve “Suç ve Cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesine aykırı bir düzenleme yapılmış ve yargı birliği ilkesi ihlal edilmiştir.
2-Mahkemeler, bütün işlemlerinde, Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan “Kanun önünde eşitlik” ilkesine uygun hareket etmek zorundadır. 6526 sayılı Kanunla kanıt toplama yöntemleri değişmiş; yargılama hukuku, hukuka uygun ve güvenilir hâle getirilmiştir. Önceden, CMK’nın 250. maddesi kapsamında kalan soruşturma ve kovuşturmalarda, şüpheli ve sanıklar yönünden mevcut kısıtlayıcı hükümler kaldırılmakla, kişilerin hukuki güvenlik hakları ile yargılama eşitliği sağlanmıştır.
3-Keza bu cümle, Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan, “Hak arama hürriyeti ile herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu”; 37. maddesindeki, “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamayacağı” ve 38. maddesinde yer alan, “Kanuna aykırı olan elde edilmiş bulguların, delil olarak kabul edilemeyeceği” hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir.
4-Çağdaş anayasaların temel kurallarından birisi de kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği kuralıdır. Kanun koyucu, CMK’nın 250. maddesi ile görevli mahkemeleri kaldırmakla, bu mahkemelerin, normal ağır ceza mahkemelerine göre daha güvencesiz olduğunu kabul etmiştir.
5-CMK’nın 250. maddesi ile görevli mahkemelerin kaldırılarak diğer ağır ceza mahkemelerine gönderilen davaların sanıklarıyla, kararları Yargıtay’da temyiz incelemesinde bulunan dosyaların sanıkları arasında fark yaratılması da Anayasa’nın 10. maddesinde yazılı eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmuştur.
6-Anayasa’nın 90/son maddesinde yer alan “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır” kuralı gereği olarak da; yapılan düzenleme, AİHS’nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesine aykırı olduğundan iptali gerekmektedir.
Özetle, 6526 sayılı Kanunu'nun 1. maddesi ile Terörle Mücadele Kanununa eklenen geçici 14. maddenin 4. fıkrasının son cümlesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve Ülkemizin kabul ettiği milletlerarası antlaşmalara aykırı olduğundan, 152. madde uyarınca Anayasa Mahkemesine başvurulması ve verilecek karar sonucuna kadar temyiz incelemesinin geri bırakılması görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy