MAHKEMESİ : B Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, Tehdit, Kasten yaralama, Fuhuş, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, Tefecilik, İhaleye fesat karıştırmak,
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı Av. .. ve sanık ... savunmanları Av. .... ile Av... tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Hukuki alacağı tahsil amacıyla tehdit ve kasten yaralama suçlarından hükmolunan cezalarının süresine ve talep tarihine göre, sanık ...'in duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca; yakınan hazine vekilinin tefecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçları nedeniyle davaya katılma hakkı olduğundan, bu eylemler dışındaki diğer suçlar yönünden doğrudan zarar görmediği ve görme olasılığı da bulunmadığından, tefecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından verilen beraat kararları dışında kalan hükümlere yönelik temyiz isteği ile, sanık ...'ın yüzüne karşı açıklanan hükmü, yasal süresinden sonra 10.09.2014 tarihinde temyiz ettiği, sanık ...'inde yokluğunda açıklanıp 16.07.2014 günü usulüne uygun olarak tebliğ olunan hükme yönelik yasal süresinden sonra 22.09.2014 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu ve sanık ....'e kararın bir daha tebliği gerekmediği halde 16.09.2014 günü tekrar tebliğ edilmesinin temyiz süresini yeniden başlatmayacağı anlaşıldığından, sanıklar .... ve ....'in temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince, ayrı ayrı REDDİNE,
24.06.2014 tarihli temyiz dilekçesi içeriğine göre, sadece beraat kararlarını temyiz eden hazine vekilinin, sanıklar ...., ...., ...., ...., ..., ...., ..., .., ..., ...., .... ve.... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçu ile sanıklar ...., .... ve .... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.10.2010 tarih 2010/9-149 esas 2010/205 karar sayılı kararı ışığında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nun 237/2. maddesi uyarınca Hazinenin katılma talebinin adı geçen suçlara yönelik hükümler yönünden kabulüne karar verilmiştir.
A-) Sanık ... hakkında hukuki alacağı tahsil amacıyla tehdit ve kasten yaralama suçlarından, sanık ... hakkında fuhuş ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından, sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan, sanık..... hakkında tefecilik suçundan ve sanık ... hakkında fuhuş suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçu ile sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat kararlarına yönelik yapılan incelemede:
Hükmün A-8 no'lu bendinde sanık...'nın adının “....” olarak yazılması yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Oluş ve dosya kapsamına göre; sanıklar ... ve ...'nun bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda yakınanlar ..., ...ve ..'in birden fazla kez fuhuş yapmalarına aracılık etmeleri şeklinde gelişen eylemleri ile ilgili 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; sanık ... ve savunmanı ile sanıklar ...., .... ve .. savunmanlarının ve sanıklar ... ile....'nun ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
B-) Sanık .... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak hapis cezasının “2 yıl 16 ay” yerine “3 yıl 4 ay” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında 43/2. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümdeki “3 yıl 4 ay” ibaresinin “2 yıl 16 ay” olarak değiştirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-) Sanıklar ... ve.... hakkında yağma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik yapılan incelemede:
1-) Oluş ve dosya içeriği ile mahkemenin kabul ve gerekçesine göre;....Toptancı Sebze ve Meyve Hali'nde aynı işyerinde ortak çalışıp birlikte sebze alım-satım komisyonculuğu yapan yakınanlar ... ve ....'ın, ...'da seracılıkla uğraşan sanık ....'den mal alıp sattıkları, bu şekilde aralarında ticari ilişki bulunduğu, son aldıkları maldan kaynaklı olarak sanık ....'e yaklaşık 200.000 TL ödenmemiş borçları olup, sanık ...'in yakınanlardan alacağını tahsil etmesine yardımcı olması için arkadaşı... vasıtasıyla tanıştığı sanıklar.. ve .. ile yanlarında başka şahıslarda olduğu halde 17.08.2010 tarihinde gündüz vakti yakınanların işyerine gittiği, burada sanık ..'e olan borçlarını ödememekte ısrar eden yakınanlara yönelik tehdit ve etkili eylemde bulunan sanıklar ... ve ..'in, yakınan ..'a 75.000 TL ve yakınan ...'e de 125.000 TL bedelli senetleri zorla imzalatmaları şeklinde gelişen olayda; suça konu iki ayrı senedinde aynı alacağı almaya yönelik olduğu, bu halde sanıklar... ve ...'in eyleminin kül halinde tek bir yağma suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-) Yakınan ... ve sanık ..'in aşamalardaki beyanları ile sanıklar ... ve... arasında yapılan 22.02.2012 tarihli telefon görüşmesine ilişkin tape kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 2009 yılı içinde nakit ihtiyacı doğan ...'ın sanık ...'dan 7 ay vadeli 4.000 TL ödünç para alarak, karşılığında 5.000 TL değerinde senet düzenleyip
borçlandığının anlaşılması karşısında; sanık ...'nın sübut bulan tefecilik suçundan mahkumiyeti yerine yazılı biçimde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı Av. ...., sanık ... ve savunmanları Av.... ile Av. ... ve katılan Hazine vekili Av. ...'ın temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Av.... ile sanık ... savunmanları Av..., Av... ve Av. ...'ın duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmalar bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ...'nın yakınanlar... ve ...'a yönelik yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnamaye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 20/05/2015 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.